Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yarın gündeme gelmesi beklenen fon tasfiyelerine ilişkin kanun teklifi, beklenmedik bir tepkiye sahne oldu. Teklif, özellikle büyük miktarlarda fon birikimlerine sahip olan milletvekillerinin itirazlarını üzerine alarak, anapara güvencesi talepleriyle komisyon görüşmelerini karmaşık hale getirme potansiyeli taşıyor. Teklifin, 1 milyon TL’ye kadar sınırlı ara ödeme imkanı sunması ve ödeme tarihlerine dair kesin bir garanti vermemesi, mağduriyet yaşayan vekillerin tepkilerine neden oldu.

AKP ve MHP’den gelen milletvekilleri, kendi veya ailelerinin birikimlerini fonlarda tuttuğunu belirterek, teklifin mağduriyetlerini gidermede yetersiz kaldığını savundu. Vekiller, anaparanın tamamının geri ödenmesinin sağlanması için acil bir güvence talep ediyor. Bu durum, teklifin sadece yatırımcıları değil, aynı zamanda TBMM’nin meşru temsilcilerini de etkilediği yönünde bir mesaj veriyor. ‘Anapara ödeme garantisi olmaksızın hiçbir kamuoyu söylemi, vatandaşın beklentilerini karşılayamaz’ şeklinde ifadelerle dile getirilen memnuniyetsizlik, teklifin kamuoyunda da yankı bulma ihtimalini artırıyor.

Mağdur vekillerin talepleri, dört ana başlık altında özetlendi. En öncelikli talep, tasarruf sahiplerinin anaparalarının tamamının korunması ve herhangi bir zarar göremeyecekleri bir geri ödeme sistemi oluşturulması. Ayrıca, teklifin 4. maddesinin ikinci fıkrasının değiştirilmesi, ödemelerde kullanılan fiyatlandırma kriterlerinin yeniden değerlendirilmesini içeriyor. Tasfiye öncesi 16 Eylül referans fiyatının, değer kaybına uğrayan güncel piyasa koşulları yerine kullanılması, mağduriyetin yeniden yaşanmasını önlemeye yönelik bir adım olarak görülüyor. Bu yaklaşım, yatırımcıların korunmasını ve haklarının en iyi şekilde sağlanmasını hedefliyor.

Ek olarak, mağdur vekiller, haksız kazançlardan elde edilen toplam stopaj payının, bir ‘mağdur fonu’ olarak oluşturularak yatırımcılara ek olarak ödeme yapılmasını talep ediyor. Bu fonun, olağan dışı kar elde eden fonların ve şüpheli işlemlerin geriye dönük olarak incelenmesiyle elde edilen gelirlerle desteklenmesi de önerilen çözümler arasında yer alıyor. Bu detaylı inceleme, geçmişte yapılan hataların ve eksikliklerin tespit edilerek, mağduriyetin giderilmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Teklifin bu noktalardaki tutumu, hem yatırımcıların beklentilerini karşılayıp karşılamayacağını belirleyecek hem de teklifin kabul edilebilirliğine dair önemli bir gösterge olacaktır.