Denizlerin derinliklerinde, görünmez bir enerji kaynağı keşfedildi! Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü'nün, Karadeniz'in derinliklerindeki sıra dışı oluşumları haritalandırdığı heyecan verici bir çalışma, bilim dünyasına yeni kapılar açıyor. Özellikle, deniz suyunda bulunan ve metal elementleriyle zenginleşmiş, mikroskobik parçacık bulutlarının detaylı incelenmesi, gelecekteki araştırmalar için önemli bir dönüm noktası olabilir.

Bilim insanları, ağustosun son haftasında gerçekleştirilen, bir haftalık yoğun bilimsel seferi sırasında, Karadeniz'in deniz suyunu titizlikle incelediler. Farklı derinliklerden elde edilen örnekler ve detaylı ölçümler, denizin karmaşık yapısına dair değerli veriler topladı. Ancak, en dikkat çekici bulgu, gözle görülemeyen, fakat metal elementleri açısından zengin parçacık bulutlarının haritalanması oldu. Bu bulutlar, denizden yaklaşık 150 kilometre açığa kadar uzanan bir alan üzerinde yoğunlaşıyordu.

ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yücel, bu benzersiz oluşumu 7-8 yıldır yakından takip ettiklerini ve son 3 yılda Avrupa Araştırma Konseyi (ERC) desteğiyle geliştirdikleri gelişmiş teknolojiler ve yöntemlerle daha derinlemesine analiz ettiklerini vurguladı. Araştırma ekibi, özel sensörler kullanarak bu parçacık bulutlarını gerçek zamanlı olarak tespit etti ve detaylı haritalandırdı. Prof. Dr. Yücel, “Bu çalışmanın, Karadeniz’in gizemli yapısını anlamamıza ve deniz ekosistemlerinin korunmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

Araştırmanın temelinde, Karadeniz’in kendine özgü jeolojik koşulları yatmaktadır. Denizin yaklaşık 100 metre derinliğinde, dünyanın en büyük oksijensiz deniz hacmine sahip olduğu tespit edildi. Bu oksijenli ve oksijensiz ortam arasındaki hassas denge, özel mikrobiyal faaliyetler ve kimyasal reaksiyonlara neden oluyor. Bu süreçte oluşan parçacıklar, daha önce bilinen olmasına rağmen, nereden geldiği, ne kadar uzağa taşındığı ve içeriğinin tam olarak belirlenemiyordu. Son araştırmayla, Karadeniz’de haritalandırılan ve karakterize edilen bu nano parçacıklardan oluşan bulut, önemli bir ipucu sunuyor. Bu parçacıklar, nehirlerden denize getirilen büyük partiküllerin ve atmosferden denize inen tozlarla birlikte gelen partiküllerin çözünmesiyle oluşmuş olabilir.

Bu parçacıkların içeriği, demir, mangan, bakır, çinko, tungsten ve molibden gibi çeşitli metalleri içeriyor. Bu metaller, mikroskobik ve hatta nanometre boyutlarında olup, çoğu gözle görülemez. Suyun içinde, normal su gibi görünmelerine rağmen, bu gizemli parçacıklar, deniz kirliliğinin dağılımının anlaşılması açısından kritik bir rol oynuyor. Özellikle, metal kaynaklı kirliliğin kıyıyla sınırlı kalmayıp, daha geniş bir alana yayılma potansiyeli, Karadeniz’in diğer kıyılarından gelen kirleticilerin Türkiye’ye ulaşması bakımından da büyük önem taşıyor. Ayrıca, iklim değişikliği ile artabilecek ekstrem hava olaylarının bu yapı üzerinde etkili olabileceği de göz önünde bulundurulmalı.