Sakarya’nın Arifiye ilçesinde, 14 yaşındaki Murat İmrağ’ın hayatının trajik bir şekilde sonlanmasına ilişkin soruşturma, beklenmedik bir dönüşüm geçirdi. Tutuklanan 15 yaşındaki şüpheli Y.D.S.’nin, olaydan hemen önce yapay zeka destekli bir uygulamada cinayet ve uzun süreli hapis cezalarıyla ilgili yoğun araştırmalar yaptığına dair bulgular, adli süreçte yeni boyutlar açtı. Olayın ilk izleniminde bir kaza olduğu düşünüldü, ancak deliller ve şüpheli adamın sorguladığı sorular, cinayetin planlı bir eylem olduğunu gösteriyor.

AA’nın haberine göre, 24 Temmuz’da F.K.’ye ait ruhsattaki tabancanın ateş alması sonucu meydana gelen olay, Y.D.S.’nin cep telefonundaki dijital izler üzerinden önemli ipuçlarına dönüştü. İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından JASAT ekibine yönlendirilen telefon, detaylı bir inceleme sonucunda şüpheli adamın, silahların yarattığı etkiler, meşru müdafaa kavramı ve ceza infaz süreçleri hakkında yoğun sorular sorduğu tespit edildi. Bu sorular, basit bir merakın ötesinde, potansiyel bir suç planlamasının işareti olarak değerlendiriliyor.

İncelemede, 20 Mart’ta çekilen bir fotoğraf, olay yerinde bulunan iki tabancayı ve şarjörleri gösteriyordu. Ayrıca, şüpheli adamın Y.D.S. olduğu düşünülen başka bir gençle birlikte oturduğu da tespit edildi. Dosyaya eklenen 9 Nisan’da çekilen bir karede, şüpheli adamın sağ eliyle tabancanın kabzasını tutarken, sol eliyle üst kapağını çektiği görülüyordu. Bu durum, olayın sadece bir kaza olmadığına dair şüpheleri daha da artırmıştı. Şüpheli adamın yapay zeka uygulaması üzerinden sorduğu sorular, ‘Kurusıkı can yakar mı’, ‘Anneme vuran bir adamı öldürsem hapis yer miyim’ gibi cinayet ve ceza hukuku ile ilgili derinlemesine sorgulamalara işaret ediyordu.

Olayın ardından, İmrağ ailesi ve özellikle anne Yeliz İmrağ, olayın bir kaza olmadığını ve şüpheli adamın oğlunu öldürdüğünü iddia etti. Baba Özkan İmrağ, oğlunun parmak izinin silah üzerinde bulunmaması ve şüpheli adamın da DNA analizinde iz bırakmaması gibi detayları vurgulayarak, oğlunun bir ‘suç makinesi’ olduğunu savundu. Ayrıca, aile, tehdit ve şiddet içeren mesajlar aldıklarını belirterek, olayın arkasında karanlık güçlerin olduğunu iddia etti. Bu iddialar, soruşturmanın sadece bir cinayet soruşturmasından öte, organize suç örgütleriyle bağlantılı bir komplonun da ortaya çıkıp çıkmadığını araştırmasına yol açtı.