Küba, ABD'nin uyguladığı sıkı yaptırımlar ve özellikle son dönemde yaşanan yakıt sevkiyatlarına el konulması nedeniyle acı bir enerji kriziyle boğuşuyor. Washington'un, 3 milyon dolar değerinde 90 adet biyodizel sevkiyatını durdurması, Havana'da büyük bir tepkiye yol açtı. Enerji ve Madenler Bakanı Vicente de la O Levy, bu durumun ülkenin zaten hassas olan enerji kaynaklarını daha da zor durumda bıraktığını vurguladı.
Bakan Levy, Reuters’a verdiği demeçte, ABD'nin sevkiyatların Küba devlet şirketleriyle bağlantılı olduğu iddiasını kesinlikle yalanladığını belirtti. “Hiçbir yakıt sözleşmesi imzalanmadı” ifadesini kullanarak, ENETEC ile herhangi bir resmi anlaşmanın bulunmadığını vurguladı. Washington’un, bu sevkiyatların ABD yaptırımları kapsamında ENETEC ile yapılan sözleşmeler çerçevesinde gerçekleştiği iddiasına karşı, Küba’nın hiçbir devlet şirketinin, ne küçük ne de büyük ölçekte yakıt tedariki için bir anlaşma yapamadığını savundu. Bu durum, Küba’nın enerji altyapısındaki derin yara izlerini daha da derinleştirmesine neden oluyor.
ABD'nin, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun kaçırılmasının ardından Küba'ya yönelik uyguladığı kısıtlamalar, ülkenin enerji krizini daha da kötüleştirmiş durumda. Washington, önceleri özel sektöre benzin ve dizel yakıt satışına izin verirken, devlet kurumlarına yönelik yakıt sevkiyatlarını yasaklamış ve bu durum, enerji kaynaklarının kıtlığına yol açmış. Yakıt, elektrik ve su gibi temel ihtiyaçların karşılanamaması, artan fiyatlar ve yaşam koşullarının zorlaşması, Küba’da insani bir krize dönüşme tehlikesini artırıyor.