Türkiye’nin kültürel mirasının vazgeçilmez bir parçası olan Sabahattin Ali’nin 1948’deki trajik sonu, yıllardır kamuoyunda merak uyandıran ve çeşitli tartışmalara yol açan bir faili meçhul vakası olarak kalmaya devam ediyor. Bu önemli yazarın ölümünün ardındaki gerçeği ortaya çıkarmak amacıyla, TGC, TYB, TGS, TYSS ve PEN Yazarlar Derneği’nin ortak girişimleriyle Adalet Bakanlığı’na yöneltilen başvuru, hukukun üstünlüğü ilkesini ve adalete erişimin önemini bir kez daha gözden geçiriyor.
Başvuruda, Ali’nin hayatının ve eserlerinin, o dönemde Türkiye’nin siyasi ve ideolojik atmosferiyle iç içe geçmiş olması sebebiyle, ölümünün soruşturma sürecinde yeterince incelenmediği ve kamuoyunda yer alan şüphelerin giderilmediği vurgulanmaktadır. Yazarın, dönemin güvenlik güçleri tarafından yakalanıp, ardından yaşadığı kötü muamele ve işkence sonucu hayatını kaybettiği iddiaları, bağımsız ve titiz bir inceleme yapılmadan tozlu raflara kaldırılmış, ölümünün gerçek nedeninin belirlenmesini engelleyerek, uzun yıllar boyunca kamuoyunun sorgulamasına yol açmıştır. Bu durum, Anayasa’nın 8. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının ihlali olarak değerlendirilmektedir.
Günümüzün bilimsel yöntemleriyle birlikte, arşivlerin titizlikle incelenmesi, DNA analizleri, antropolojik incelemeler ve diğer adli tıp tekniklerinin uygulanmasıyla, Sabahattin Ali’nin ölümünün ardındaki karmaşık gerçeğin ortaya çıkarılmasına olanak sağlanabilir. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığı’nın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın bu dosyayı kapsaması, hem adaletin tecelli etmesi hem de Türkiye’nin tarihsel hafızası açısından büyük önem taşımaktadır. Başvuruda, yazarın mezar yerinin tespit edilmesi ve mümkünse, yakınlarının rızasıyla DNA analizi yapılması talep edilmektedir, bu da olayın kesinlikle çözülmesine katkı sağlayacaktır.
Son olarak, başvuruda, soruşturma ve yargılama belgelerinin, Ali Ertekin’in yargılama dosyası ve af kararı da dahil olmak üzere, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yeniden incelenmesi, Emniyet, Jandarma ve devlet arşivlerinde olayla ilgili belgelerin araştırılması, ortaya çıkacak bilgilerin ise kamuoyuyla paylaşılması talepleri yer almaktadır. Bu adli süreç, sadece Sabahattin Ali’nin ölümünün aydınlatılmasına değil, aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en çok tartışılan faili meçhul dosyalarından birinin kapanmasına da katkı sağlayarak, hukukun ve adaletin geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serecektir.”}p>