Kahramanmaraş'ın kalbinde, vatan sevgisiyle yoğrulmuş bir hayatın son bulduğu bu acı günü, tüm milletimiz birlikte paylaştı. Ankara'da görev sırasında ani bir sağlık sorunuyla karşılaşan, hızla tedavi altına alınan Piyade Uzman Çavuş Yusuf Güneş, şefkatli ellerin çabalarına rağmen hayata veda etti. Şehit olan bu yiğit, vatanı için canını feda etme onuruyla ölümsüzleşti.
Yusuf Güneş'in cenaze, ilk olarak Ankara'daki hastane morgundan alınarak, ailesinin gözyaşları arasında memleketi Kahramanmaraş'a getirildi. Cenaze, büyük bir saygı ve hüznü içinde, Abdülhamid Han Camisi'ne götürülerek burada düzenli bir askeri tören gerçekleştirildi. Bu törene Vali Mükerrem Ünlüer, milletvekilleri, askeri komutanlar, belediye yetkilileri ve sayısız vatandaş yer verdi. Şehit olan Uzman Çavuş'un ailesi, bu zorlu süreçte büyük bir dayanışma örneği sergiledi.
Tören sırasında, şehidin annesi Emine Güneş ve babası Salih Güneş, güçlükle ayakta durarak oğullarının veda törenine katıldı. İmamın yaptığı helallik duası, duygulu bir atmosferin ortasında yankılandı. Daha sonra, Yusuf Güneş'in Türk bayrağına bağlı tabutu, kalabalık bir kalabalığın arasında top arabasına yerleştirildi. Eşinin, Yusuf'un parkasıyla katıldığı bu veda, yüreklerde derin izler bıraktı. Hüsne Güneş, tabutu okşayarak gözyaşı dökerken, eşinin fotoğrafını elinde taşıyarak cenaze aracına eşlik etti.
Yusuf Güneş, Şeyh Adil Mezarlığı'ndaki şehitlikte, saygı ve minareyle toprağa verildi. Bu veda töreni, vatan sevgisi, kahramanlık ve fedakarlık anıtı oldu. Şehit Uzman Çavuş Yusuf Güneş'in adı, Kahramanmaraş'ta bir anıt mekanıyla sonsuza dek yaşayacak. Ülkemizin kahramanları arasında yer alan Yusuf Güneş, vatanı için yaptığı fedakarlıkla tüm gönüllerde taht kurmuştur.