Cenevre merkezli Euro-Med, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik devam eden operasyonlarının kabul edilemez boyutlarını bir kez daha gözler önüne seren çarpıcı bir rapor yayınladı. 10 Ekim 2025'te sağlanan geçici ateşkes anlaşmasına rağmen, İsrail'in bu bölgeye yönelik uyguladığı şiddet ve yıkım sürmüş, insan hakları ihlalleri ve insani krizi derinleştirmiştir. Bu trajik tablo, 2,4 milyon insanın yaşamlarını derinden etkilemiş, on binlerce kişinin hayatını kaybetmesine ve milyonlarca insanın acımasız bir şekilde yaşadığı travmalara neden olmuştur.

Rapor, ateşkes ilan edilmeden önce, Gazze Şeridi'ndeki sivil nüfusun yaklaşık %13'ünün hayatını kaybettiğini, yaralandığını, kaybolduğunu veya alıkonulduğunu belirtiyor. Bu mağduriyetin en acımasız etkilerini çocuklar ve kadınlar göstermiştir; toplam mağdurların %30'unu çocuklar, %20'sini ise kadınlar oluşturmaktadır. Hayatını kaybedenlerin her on kişüsünden dokuzunun sivil olduğu vurgulanarak, sivillere yönelik orantısız şiddetin ve bu operasyonların insanlık dışı niteliğinin altı çiziliyor. Filistin Sağlık Bakanlığı'nın resmi verileri, 74.382 Filistinli'nin hayatını kaybettiğini, 175.416 kişinin yaralandığını ortaya koyarken, bu sayılar yalnızca başlangıç noktasıdır.

Euro-Med'in uzmanları, yaralıların durumunu değerlendirirken, binlerce kişinin uzuvlarının kırılarak veya kalıcı engelliliklerle yaşamaya mahkum edildiğini, özellikle 10 binden fazla çocuğun uzuv kaybı yaşadığını rapor etmektedir. Bu travmatik olaylar, sadece fiziksel acıları değil, aynı zamanda uzun vadeli psikolojik etkileri de beraberinde getirerek, Gazze'deki toplumun geleceği için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Rapor, 21 bin 983 kişinin (çoğunlukla çocuklar) kalıcı engelliliklerle yaşamaya başlayacağını ve bu kişilerin uzun süreli rehabilitasyon desteği gerekeceğini belirtiyor. Bu durum, Gazze'nin geleceğini karanlık bir gölgeye düşürmektedir.

Ayrıca, Euro-Med, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında 12 bin 387 Filistinli'nin alıkonulduğunu da vurgulamaktadır. Örgütün, serbest bırakılan eski tutuklularla yaptığı görüşmeler sonucunda, İsrail hapishanelerinde maruz kaldıkları