Yozgat’ın bereketli toprakları, 48 yıl önce bir asker ocağı çıkışıyla daha da yeşeren bir hikaye yazıyor. 1978 yılında Erzurum’da görev yapan Mehmet Yılmaz isimli bir çiftçi, o dönemde kuraklığa dayanıklı bir buğday türü keşfederek, memleketi Yozgat’a getirmiş ve yarım asırlık sabır ve azminin sonuçlarını bugün yaşıyor.

Mehmet Yılmaz’ın hikayesi, başlangıçta komşularının şüpheleriyle başlamıştı. İç Anadolu’nun sert iklimine uygun olmadığına dair yapılan yorumlara rağmen, Yılmaz tohumlarını ekmeye devam etmiş, ilk yıl 200 metrekarelik bahçesinde 12 kilogram hasat elde etmişti. Bu başarı, onun için bir dönüm noktası olmuş, diğer yıl ekim alanını genişleterek, tohumun potansiyelini keşfetmeye odaklanmıştı.

Günümüzde, sıradan buğday çeşitlerinin dönüm başına 280-350 kilogram ürün verdiğine karşılık, Yılmaz’ın getirdiği tohum dönüm başına 650 kilogramı aşan bir hasat potansiyeli sunuyor. Bu özel buğdayın, sadece verimliliği değil, aynı zamanda un kalitesi ve besin değeri açısından da üstün olduğunu belirtiliyor. Bölgedeki çiftçiler, Yılmaz’ın buğdayının, kuraklık koşullarına karşı dayanıklılığını ve kalıcılığını takdirle gözlemlemişlerdir.