Ekonomik belirsizliklerin yarattığı gerginlik, Cumhuriyet Halk Partisi'nin içindeki tartışmalara da yansırken, AKP kulislerinde de hareketlilik başladı. Fon soruşturmasıyla ilgili gelişen olaylar, parti içindeki yönetimde köklü değişikliklerin planlandığını gösteriyor. Bakanlıklar ve bürokratik kademelerde yeni isimlerin ortaya çıkabileceği, aynı zamanda parti yönetiminde de önemli revizyonların yaşanacağı iddia ediliyor.
Gazetecilerin edindiği bilgilere göre, soruşturmanın etkileriyle başa çıkmak için farklı senaryolar üzerinde duruluyor. 'Baskın seçim' ihtimali, olağanüstü kongre düzenleme ve 2028 seçimlerine kadar bekleyerek durumu yönetme gibi alternatifler değerlendiriliyor. Bu süreçte, soruşturmanın ilk sıralarındaki bazı isimlerin kimliğinin hala tartışmalı olduğu, bazı siyasetçilerin ise paralarını farklı yollarla Türkiye'ye getirdiği iddiaları gündemi meşgul ediyor.
AKP'li yöneticiler arasında, fon soruşturmasının partinin itibarını zedelediği ve halkın güvenini kaybettiği yönünde kaygıların arttığı görülüyor. Özellikle, Fatma Betül Sayan Kaya'nın ailesine ilişkin soruşturma sürecindeki yavaş hareket, bazı yöneticilerin tepkilerini çekiyor. Soruşturmanın ne zaman başlayacağı ve ifadelerin neden henüz alınmadığı gibi sorular, partide tartışma konusu haline geldi. Bazı isimler, Meclis'in açık olması ve muhalefetle iletişim kuramama konusundaki zorlukları da ekerek, soruşturmanın daha hızlı ilerlemesini talep ediyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, bu karmaşık duruma nasıl yanıt vereceği konusunda farklı görüşler mevcut. Bazı çevreler, ekonomik ve siyasi istikrarı sağlamak için kabine, bürokrasi ve parti yönetiminde kapsamlı değişiklikler yapılmasını savunuyor. Diğer yandan, seçim sürecine yakın bir tarihe kadar bu tür büyük değişikliklerin yapılmasının riskli olduğu düşünülüyor. Hızlı değişim isteyenler, mevcut sorunların eski yöntemlerle çözülemeyeceğini ve ekonomideki kırılganlıkların daha fazla büyümemesi için hızlı ve kapsamlı adımlar atılması gerektiğini vurguluyor.