Milliyetçi Hareket Partisi'nin önde gelen ismi Devlet Bahçeli, ‘Terörsüz Türkiye’ adını taşıyan stratejik yaklaşımın, ülkenin geleceği için kritik bir dönüşüm noktası olduğunu vurguladı. Bahçeli, bu yaklaşımın sadece bir siyasi söylemden öte, Türkiye’nin kimliğine ve hedeflerine yön veren, kararlı bir devlet politikası olarak uygulandığını ifade etti. İmralı’daki liderin varlığının da bu politikada yer alan bir unsur olduğunu belirterek, siyasi manipülasyonlara ve ayrılıkçı unsurlara karşı durmanın önemine dikkat çekti.
Bahçeli, özellikle mevcut yargı süreçlerinin dikkatli bir şekilde yönetilmesi gerektiğini, hantal ve siyasi motivasyonlu kararların bu sürecin sağlıklı yürüyüşü için engel teşkil edebileceğini savundu. Bakanlara yönelik ağır suçlamaların, siyasete ihanet ve insanlığa saygısızlık olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu tür iftira ve yalanların, toplumsal huzuru bozabilecek ciddi sonuçları olabileceğini vurguladı. Sürecin, yasal çerçevede, şeffaf ve adil bir şekilde ilerlemesi gerektiği, farklı yorumlarla Türkiye’yi yanlış yönlendirecek girişimlere karşı durulması gerektiği altını çizdi. Bu bağlamda, yasa ve kurumların etkin bir şekilde kurulması ve faaliyet göstermesi gerektiğini, bu durumun bölgedeki güvenilirliği artıracağını da ifade etti.
‘Terörsüz Türkiye’ stratejisinin, sadece güvenlik ve istikrarla ilgili olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel ve küresel rolünü güçlendirme hedefiyle de uyumlu olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanımızın, bu strateji doğrultusunda Meclis ve diğer kurumlarla işbirliği içinde önemli kararlar alarak, Türkiye’yi bölgesel bir lider ülke konumuna taşıma yolunda ilerlettiğini ifade etti. Bu sürecin, Türkiye’nin bölgede huzur ve kardeşlik inşa etme misyonuna katkı sağlayacağını, aynı zamanda ülkenin ekonomik ve kültürel gelişimine de katkıda bulunacağını vurguladı. ‘Ne söylemişsek arkasındayız’ diyerek, bu stratejiye olan bağlılığını ve kararlılığını pekiştirdi.