Maltepe’nin acıliyetine sahne olan, 1987 yılında inşa edilmiş ve ardından trajik bir olayla 5 canın kaybına yol açan yapı, detaylı bir inceleme sürecinin ardından önemli bir dönüm noktasını işaret etti. Soruşturmanın ilk aşamalarında, binanın planlama, inşa ve tadilat süreçlerinde kusurların tespit edilmesi amacıyla uzman bir bilirkişi heyeti görevlendirildi. Bu heyet, olayın ardındaki karmaşık faktörleri ortaya çıkarmak için kapsamlı bir araştırma yürütüyor.

Soruşturma ekibine, başsavcılık vekili ve iki Cumhuriyet savcısının yanı sıra, binanın planlama, inşa ve tadilat süreçlerinde kamu görevlilerinin ihmal, kusur veya sorumluluğunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla iki mülkiye müfettişi de dahil edildi. Bu multidisipliner yaklaşım, olayın tüm boyutlarını değerlendirmek ve sorumluların tespitinde kritik rol oynamayı hedefliyor. Müfettişler, binanın geçmişini, inşaat süreçlerini ve sonradan eklenen katların nasıl ve neden ruhsatsız bir şekilde yapıldığını titizlikle inceleyerek, olayın kökenine inmek için çalışıyor.

Bilirkişi heyetinin raporunda, 1987 yapımı bina hakkında 16 Haziran 1989 ve 18 Nisan 1990 tarihlerinde encümen kararları alındığına dair bilgiler yer alıyor. Bu kararlar, binanın üst katlarının yıkılmasına yönelikti. Ancak, raporun en şok edici bulgusu, bu kararların uygulamadan kaçırılmış olmasıdır. Yıllar sonra ortaya çıkan bu durum, binanın güvenliğine dair ciddi bir uyarı işaretini oluşturuyor ve soruşturmanın merkezine yerleşiyor. Bu durum, resmi kurumlar arasındaki koordinasyonun ve kararların uygulanmasının önemini bir kez daha vurguluyor.

Rapor ayrıca, binanın mimarı Hasan Balcı ve şantiye şefi Mevlüt Okumuş’un kusurlu olduğu da tespit etti. Bu bulgu, soruşturmanın yönünü değiştirerek, şüphelilerin kimliğine odaklanılmasını sağladı. Balcı ve Okumuş, gözaltına alınarak emniyetteki işlemlerine devam ediyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, bu iki ismin binanın çöküşüne nasıl katkıda bulunduğunun detaylı bir şekilde belirlenmesi bekleniyor. Ayrıca, binanın müteahhidi Dursun Baskıcı’nın 2016 yılında hayatını kaybettiği bilgisi de soruşturma kapsamında değerlendiriliyor. Bu durum, soruşturmanın karmaşıklığını daha da artırıyor ve olayın ardındaki tüm perde arkasını ortaya çıkarmak için ek çalışmaların yapılması gerektiğini gösteriyor.