Yalova'nın Çınarcık ilçesinde, 26 Eylül 2026 tarihinde hayatını kaybetmesinin ardından büyük yankı uyandıran Güllü vakası, bugün Yılvaş Ağır Ceza Mahkemesi'nde ikinci duruşmasıyla yeni bir evreye girdi. Sanatçı Gül Tut'un ölümüyle ilgili devam eden soruşturma, savcının sanık Tuğyan Ülker Gülter'e yönelttiği ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle dikkatleri yeniden üzerine çekti.
Duruşmaya, sanığın avukatları ve taraflardan bazıları hazır bulundu. Savcı, sanığın suçlamalarıyla ilgili mütalaasını sunarken, sanığın “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetmesini talep etti. Savcının sunduğu deliller ışığında, sanığın eylemlerinin, Güllü'nün hayatını sona erdirme amacını taşıdığına işaret edildi.
Duruşmanın en dikkat çekici noktalarından biri, sanığın tanığı Sultan'ın da yargılanması talebi oldu. Sanığın avukatları, Sultan'ın tanık ifadelerinde olayla ilgili gerçeği eksik aktardığını ve sanıkla birlikte hareket ettiğini ileri sürdü. Sunulan deliller arasında, Sultan'ın ifadelerinden bir kesit yer aldı: “Güllü’nün lavaboya girdiği sırada Tuğyan’ın Sultan’a ‘Şişt, şişt, Malkata’yı açalım öyle oynasın’ dediği, Güllü’nün lavabodan çıktığına ve ‘Aç, aç, aç’ diye seslendiği ortaya çıkarılıyor.” Bu ifadeler, sanığın eylemlerinin planlı ve kasıtlı olduğunu gösteriyor.
Avukatlar, Sultan’ın tanık sıfatını sorgulayarak, onun da sanık olarak yargılanması gerektiğini vurguladı. Mahkeme, Sultan’ın tanık sıfatının sorgulanmasına ve tanık olarak sunulup sunulmayacağına karar verecek. Bu karar, davanın seyrini önemli ölçüde etkileyebilir. Duruşma, ilerleyen saatlerde devam edecek ve yeni delillerin sunulmasıyla birlikte, sanığın kaderi belirlenecek.