Küresel ekonomik arenada yaşanan karmaşıklıklar, altın fiyatlarını üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Dün, altın piyasasının en düşük seviyesine doğru bir gerileme yaşandı; 4.066 dolar eşiği aşarak yatırımcılar arasında endişe yarattı. Bu durum, doların değerindeki değişimler ve Hazine tahvil getirilerindeki artış gibi faktörlerle yakından ilişkilendiriliyor.
Doların 18 aylık zirvesinden geri çekilmesi, altın fiyatları için bir rahatlama sağlarken, aynı zamanda dolar cinsinden işlem gören diğer varlıklara olan talebi de destekliyor. Ancak, Federal Rezerv'in (Fed) son toplantı tutanakları, politika yapıcılar arasındaki farklı görüşlerin hala devam ettiğini gösteriyor. Bazı üyeler, enflasyonla mücadele için faiz artışlarına devam etmeyi savunurken, diğerleri piyasadaki talepten kaynaklanan enflasyon riskine karşı daha dikkatli bir yaklaşım sergiliyor.
Yatırımcıların beklentileri de bu belirsizliklerin yansıması olarak şekilleniyor. CME FedWatch verilerine göre, bu ayın sonlarında gerçekleşecek olan Fed toplantısında bir faiz artışı olasılığı, piyasalarda sadece %18 seviyesinde. Ancak, aralık ayındaki toplantıda faiz artırımının gerçekleşme ihtimali ise %80'in üzerinde. Bu durum, altın yatırımcıları için önemli bir soru işareti oluşturuyor.
Piyasaların genel stratejisti Chris Weston, altının kısa vadeli yatırım potansiyelinin hala sorgulanabilir olduğunu belirtiyor. Uzman, piyasadaki satıcı ağırlıklı koşullarının devam ettiğini ve yakın vadeli bir yükselişin gerçekleşmesi için altının 4.275 doların üzerinde bir seviyede bir kırılma yaşanmasının gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, uzun vadeli tahvil getirilerinin devlet kredisi ve mali riskin bir yansıması olarak değerlendirilmesi durumunda, altının tahvil getirilerinden ayrışabileceğine dikkat çekiyor. Bu senaryoda, değer kaybı ticaretinin daha da güçlenebileceğini öngörüyor.