Dünyanın en acil sorunlarından iklim değişikliğinin, savaş ve salgın hastalıklar gibi insanlığın geleceğini tehdit eden bir boyut kazandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen Sıfır Atık Forumu’nda önemli değerlendirmelerde bulundu. 2017’de eşi Emine Erdoğan’ın önderliğinde hayata geçirilen bu hareket, günümüzde uluslararası bir çevre seferberliğine dönüşmüş durumda.

Atatürk Havalimanı’nda gerçekleşen gala yemeğinin ardından konuşan Erdoğan, 183 ülkeden 120’yi aşkın bakan, 200’den fazla belediye başkanı ve 500’den fazla uluslararası paydaşın katılımıyla oluşturulan platformu, Türkiye’nin çevre diplomasisinde ulaştığı zirve noktayı temsil ettiğini vurguladı. Forum, gençlik teşkilatlarından karar vericilere kadar geniş bir yelpazede 5 binin üzerinde katılımcıyı bir araya getirerek, sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesi için eşsiz bir zemin hazırladı. Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 Taraflar Konferansı’na yönelik hazırlıkların da bu platformda şekillendirileceğini belirten Erdoğan, temasının ‘Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi İçin Sıfır Atık’ olarak belirlenmesinin, hedeflere ulaşma yolunda doğru bir strateji olduğunu ifade etti.

Erdoğan, iklim krizinin, sanayi devriminin yarattığı üretim ve tüketim alışkanlıklarının yol açtığı bir gerçek olduğunu, bu krizin sadece iklim değişikliğiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda hava ve gıda kirliliği, gıda kıtlığı gibi sorunları da tetiklediğini vurguladı. Milyarlarca yıllık dünya tarihine bakıldığında, iklimin her dönemde değişime uğradığını, ancak bu değişimin krize yol açmadan yönetilmesi gerektiğini, bu nedenle iklim değişikliğinden ziyade ‘iklim krizi’ olarak ele alınmasının daha gerçekçi bir yaklaşım olduğunu savundu. Özellikle, dünyanın bazı bölgelerinde milyonlarca insanın yiyecek ve su kıtlığıyla mücadele ederken, diğer bölgelerde aşırı israfın devam ettiği gerçeği, küresel adaletsizliği çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyordu.

Sıfır Atık Hareketi’nin ekonomiye 365 milyar lira katkı sağladığına dikkat çeken Erdoğan, Pasifik Okyanusu’nda tonlarca atık ve plastikten oluşan 1.6 milyon kilometrekarelik çöp kıtası sorununun, küresel ısrarcılığın en çarpıcı örneğini oluşturduğunu belirtti. 2023 yılında 2.1 milyar ton olan katı atık miktarının 2050’ye kadar 3.8 milyar tona yükselmesi beklendiği göz önüne alındığında, bu sorunun çözümü için acil ve kapsamlı önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Bu hareketin, BM nezdinde kabul gören küresel bir çevre seferberliğine dönüşmesi, Türkiye’nin çevresel sorumluluklarını yerine getirme konusundaki kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendirildi.”}