Ekonomik analist Filiz Eryılmaz, mevcut jeopolitik gerilimlerin etkilerinin uzun vadede sürdürülebilir olacağını öngörerek, savaşın sona ermesi durumunda bile Türkiye ekonomisinde yüksek faiz oranlarının devam edeceğini vurguluyor. JPMorgan'ın TCMB'ye yönelik 3 puanlık faiz artışı beklentisini ve Bank of America’nın borsadaki satışlarını faiz kararıyla ilişkilendiren Eryılmaz, piyasadaki temel dinamiklerin önemli ölçüde değişmediğini savunuyor. Bu durum, yatırımcıların stratejilerini yeniden değerlendirmesi gerektiğini gösteriyor.
Enflasyonun yükseliş eğilimi ve merkez bankalarının bu durumu kontrol altına almak için uyguladığı sıkı para politikası, yatırımcıların beklentilerini derinden etkilemeye devam ediyor. Eryılmaz, ‘savaşın erken bitmesi’ senaryosunda bile TCMB’nin piyasayı rahatlatacak hızlı bir faiz indirimi uygulamasının mümkün görünmediğini’ belirtiyor. Bu durum, Borsa İstanbul’da yaşanan satış baskısını ve yatırımcıların riskten kaçışını destekliyor. Mevcut piyasa koşullarında, dikkatli ve seçici bir yatırım stratejisi benimsemek yatırımcılar için en akıllıca yaklaşım olacaktır.
ABD’nin istihdam verilerindeki ani değişiklikler, küresel piyasalarda şaşkınlık yaratırken, altın fiyatlarında da belirsizlikler hakim. Filiz Eryılmaz, altının ‘manipülasyona açık’ bir bölgede olduğunu ve kısa vadeli yatırımcıların kâr alımı yaparak pozisyonlarını kapatmalarına yönelik bir fırsat sunduğunu ifade ediyor. Uzun vadeli yatırımcılar ise mevcut pozisyonlarını koruyarak piyasa hareketliliğinin etkilerini minimuma indirmeyi hedeflemeli.
Borsa İstanbul’daki performans göz önüne alındığında, 14 bin 250 puanın aşılmasına kadar yeni alımların riskli olduğu belirtiliyor. Kısa vadeli yükselişler, dikkatli olunması gereken satış fırsatları olarak değerlendirilirken, uzun vadeli yatırımcılar kademeli ve seçici bir yaklaşımla piyasaya girmeyi tercih etmeli. Mevcut ekonomik tablo, yatırımcılara sabır, stratejik düşünme ve piyasa dinamiklerini iyi anlamayı gerektiriyor.