Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Güney Kore ziyareti sırasında verdiği bir röportajda, ülkesi ile Kore arasındaki stratejik işbirliğinin derinliğini ve gelecekteki potansiyelini vurguladı. Bakan Fidan, ‘Kurumsal olarak stratejik bir işbirliği mekanizmamızın, her geçen yıl daha da güçlendiğini ve Türkiye ile Kore arasındaki ilişkilerin gelişimine önemli katkılar sağladığını’ ifade ederek, iki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin ve işbirliği projelerinin yoğunluğuna dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Güney Kore ile ilişkilerine verdiği önemi ve bu ortaklığın Türkiye’nin küresel stratejisindeki önemini de vurgulayan Fidan, ‘İki taraf arasındaki işbirliği, ticari, savunma sanayi ve teknoloji alanlarında önemli ilerlemeler kaydırmaktadır. Küresel zorluklarla karşı karşıya kalındığında, fikir alışverişi ve işbirliği yeteneklerimiz sayesinde ortak çözümler üretme kapasitemiz artmaktadır’ şeklinde konuştu.

Bakan Fidan, daha sonra Türkiye ile Güney Kore arasındaki işbirliğinin temelini oluşturan ‘Sinop Nükleer Santrali’ projesi hakkında detaylandırdı. Projenin başlangıçtaki heyecanını ve Kore Elektrik Enerjisi Kurumu (KEPCO) ile olan ileri düzeydeki işbirliği planlarını hatırlatan Fidan, ‘Projenin sonuca ulaşamaması, farklılıklar ve teknik detaylar nedeniyle yaşanmıştı. Ancak, bu sefer ortak bir proje gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz ve Kore teknolojisinin Türkiye’deki nükleer santral inşaatlarında önemli bir rol oynamasını hedefliyoruz’ dedi. Bu proje konusundaki iyimserliğini, ‘ABD Başkanı Trump’ın İran ile olası bir anlaşma konusunda ifade ettiği zaman çizelgesine’ dayanarak, ‘Her iki tarafın da arabuluculuk yapan Pakistan ve diğer ilgili ülkelerle düzenli istişarelerde bulunduğunu ve bir anlaşmaya varmalarına yardımcı olmak için çaba gösterdiğini’ vurgulayarak şekillendirdi.

Ancak, Fidan’ın önceliği, ‘Hürmüz Boğazı’nın açılışının’ önünü açmaktı. Boğazın açılmasıyla ilgili, ‘Mevcut durumda, birkaç ay daha kapalı kalması durumunda Afrika’daki bazı ülkelerin gıda kıtlığıyla karşı karşıya kalabileceği’ uyarısını yaparak, durumun küresel bir felakete dönüşebileceğine dikkat çekti. ‘Her iki tarafın da boğazın açılmasına odaklanıp ardından nükleer müzakerelere geçmek istediklerini’ belirten Fidan, ‘Türkiye’nin bu konuda destek olmaya hazır olduğunu’ ifade etti. Ayrıca, ‘Eğer taraflar arasında bir anlaşma sağlanırsa veya bizden mayın temizleme sürecine katkıda bulunmamız istenirse, bunu memnuniyetle yaparız’ şeklinde, bölgesel güvenliğe katkı sağlayacak her türlü işbirliğine açık olduklarını vurguladı.

Son olarak, Fidan, ‘ABD ve İran arasındaki görüşmelerin geleneksel olarak her zaman nükleer meseleler etrafında döndüğüne’ işaret ederek, ‘Hürmüz Boğazı’nın durumu, mevcut durum nedeniyle ilk kez başka bir konu olarak aciliyet kazanmıştır’ dedi. Boğazın açılışının, nükleer müzakerelerin önünü açacağını ve küresel istikrar için kritik bir adım olacağını öngören Fidan, ‘Türkiye’nin bu süreçteki rolünü ve bölgesel güvenliğe katkısını en üst düzeye çıkarmak için var gücüyle çalışmaya devam edeceğini’ vurgulayarak röportajına son verdi.