Son dönemde artan trafik sıkışıklığı ve araç kullanımıyla ilgili tartışmaların ortasında, Diyanet Vakfı'nın üst düzey bir yetkilisi İzani Turan'ın gerçekleştirdiği hareketler büyük bir dikkat topladı. Vakfın özel araçlarının kullanımında yaşanan usulsüzlükler ve bu durumun yol açtığı mali yükümlülükler, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Özellikle, sivil toplum kuruluşlarının araç kullanımında sıkça tartışılan çakar kullanımı, bu olayda da yeniden gündeme geldi.
Konunun merkezinde, Cübbeli Ahmet'in kızından sonra Emin Pazarcı'nın avukat kızı tarafından kullanılan çakarlı araç yer alıyordu. Ancak, olay, Diyanet Vakfı Genel Müdürü İzani Turan'ın da benzer bir durum sergilemesiyle daha da karmaşık hale geldi. Vakfın sivil plakalı aracıyla yaptığı hareketler, yetki eksikliği ve potansiyel bir yolsuzluk şüphesi üzerine ciddi sorgulamalara yol açtı. Bu durum, sadece araç kullanımının değil, aynı zamanda genel yönetim anlayışının da eleştirilmesine neden oldu.
TDV kaynakları, Turan'ın yalnızca devlet programlarına katılırken veya şehirlerarası yollarda trafiği aksatmamayı hedefleyerek çakarlı aracı kullandığını belirtti. Ancak, bu açıklama, normal şartlarda yetkisi olmayan bir kişinin çakar kullanmasının ciddi hukuki ve etik sonuçlar doğurabileceği gerçeğini göz ardı ediyor. Bu durum, 173 bin TL'lik bir para cezasıyla sonuçlanabilecek bir durumun, bir kamu görevlisi tarafından nasıl yönetildiğine dair önemli soruları beraberinde getiriyor.
Turan'ın maaşları ve aldığı diğer imkanlar da tartışma konusu oldu. Bursa İl Müftülüğü görevinden emekli olduktan sonra 2021 yılında TDV Genel Müdürlüğü'ne atanan Turan'ın, emekli maaşına ek olarak vakıftaki genel müdürlük görevinden elde ettiği ücretlerle birlikte önemli bir gelir elde ettiği belirtildi. Vakfın gelirlerinin büyük bir kısmı, bağışlar, vekaletle kurban organizasyonları, hac ve umre faaliyetlerinden kaynaklanıyordu. Bu durum, vakfın gelir yapısının şeffaflık açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Olay, aynı zamanda vakıf yönetimlerinin gelir ve giderlerinin kamuoyuna açık hale getirilmesi konusundaki gerekliliği hakkında da önemli bir tartışma başlatmaya neden olabilir.