Türkiye, köklü bir geçmişe ve geleceğe dair iddialı hedeflere sahip bir medeniyetler ülkesi olarak, yönetim sistemini yeniden şekillendirme sürecine girdi. Bu önemli adım, milletin egemenliğini en üst düzeye çıkaracak ve ülkenin uzun vadeli çıkarlarını koruyacak şekilde inşa edilecek. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı’nın vurguladığı gibi, anayasa yapma hakkı, milletin kendisindedir; bu nedenle, sürecin her aşamasında halkın katılımı ve onayı hayati önem taşımaktadır.
Bu reform çabası, sadece mevcut hukuki düzenlemeleri güncellemekle kalmayacak, aynı zamanda Türkiye’nin 21. yüzyıla yakışan güçlü bir demokrasi kültürünün temelini atmayı amaçlıyor. Geçmişte yaşanan deneyimler göz önünde bulundurularak, daha kapsayıcı, daha katılımcı ve daha sürdürülebilir bir yönetim anlayışının oluşturulması hedefleniyor. Özellikle, milletin iradesinin her zaman ön planda tutulduğu, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, hukukun üstünlüğünün sağlanacağı ve devletin etkinliğinin artırılacağı bir anayasa inşa etmek, Türkiye’nin geleceğine yapılacak en önemli yatırımlardan biri olacaktır. Bu süreç, sadece siyasi bir eylemden öte, milletin geleceğine yön veren, ülkenin kimliğini ve karakterini belirleyen bir sorumluluktur.
Hayati Yazıcı, yeni anayasanın hazırlanmasında toplumun tüm kesimlerinin katılımının önemine dikkat çekerek, farklı görüşlerin ve önerilerin değerlendirilmesini teşvik ediyor. Bu kapsamda, AK Parti, tüm siyasi partileri ve sivil toplum kuruluşlarını, yeni ve sivil bir anayasaya katkı vermeleri konusunda içtenlikle davet ediyor. Anayasa yapma sürecinin, siyasi hesapların veya kişisel çıkarların değil, milletin geleceğinin güvencesi olarak ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Bu sayede, anayasa inşa etmek, sadece bir siyasi hedef değil, aynı zamanda milletin ortak sorumluluğu haline gelecek.
Yazıcı’nın açıklamaları, Türkiye’nin terörle mücadelesindeki başarılarını da özetliyor. Uzun yıllardır terörün yarattığı acıları yaşayan ve önemli ekonomik kayıplar veren ülke, Cumhur İttifakı’nın güçlü iradesi ve devletimizin kararlı duruşuyla terörle mücadelede önemli bir mesafe katetmiştir. Hedef, terörün tamamen ortadan kaldırılması ve huzurun, kardeşliğin ve güvenin kalıcı olarak tesis edilmesi olacaktır. Yeni anayasanın bu hedeflere ulaşılmasında önemli bir rol oynayacağına inanılıyor. Bu reform, Türkiye’nin yeniden güvenli, müreffeh ve güçlü bir ülke olarak yükselişine katkı sağlayacaktır.”}p>