Karadeniz’in kalbinde yer alan, eşsiz biyoçeşitliliği ve zengin su kaynaklarıyla bilinen Karadere Vadisi, bugün acı bir tehlikeye maruz kalıyor. Gümüşhane sınırları içerisinde başlayan sondaj çalışmaları, bölge halkının endişesini artırırken, vadinin hassas dengesini bozma potansiyeli taşıyor. Bu durum, doğal güzelliklerin ve yaşamın geleceği için ciddi bir sınav niteliğinde.
Nihat Özdemir’in liderliğindeki Limak Holding’e bağlı Altınordu Madencilik’in gerçekleştirdiği bu girişim, Karadere Havzası’nın temelini oluşturan su kaynaklarını ve yaylalarını doğrudan tehdit ediyor. Özellikle Örenler Mahallesi çevresindeki çalışmalar, havzaya yayılan kirlilik riskini gözler önüne seriyor. Bu durum, bölge halkının yaşamını ve ekonilerini derinden etkileyebilecek bir senaryo yaratıyor.
Araklı Karadere Vadisi ve Yaylalarını Koruma Derneği Başkanı Şener Şengün, yaşananlar hakkında dikkat çekici açıklamalar yaptı. Şengün, maden sahasının etkilerinin doğrudan Araklı’ya ulaşacağını vurgulayarak, “Bu proje, Karadere Vadisi’nin su kaynaklarını ve bu nedenle de Trabzon Araklı’nın geleceğini tehlikeye atıyor” dedi. Ayrıca, benzer sorunlarla mücadele geçmişi olan derneğin, bu konuda yasal yollara başvurma kararlılığını dile getirdi.
Derneğin, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nden (MAPEG) bilgi talep etmesi ve yanıt alamaması, sürecin ciddiyetini daha da artırıyor. Yöneticiler, maden operasyonlarının işletme aşamasına geçmesinden duydukları endişeyi dile getirerek, toprağın doğal yapısının bozulması ve zehirli atıkların ortaya çıkması ihtimaline dikkat çekiyor. Önümüzdeki günlerde, yürütmenin durdurulması talebiyle mahkemeye başvuracaklarını belirten dernek, Karadeniz yaylalarının bölge halkı için ne kadar değerli olduğunu ve bu doğal mirası koruma konusundaki kararlılıklarını bir kez daha vurguluyor.”}” id=