Mutfakta sıklıkla karşılaşılan o rahatsız edici durum, yemek yapma sürecini sabahlara kadar uzatabilen, sabırsızlığı zorlayan bir olgu olmuştur. Soğan kesiminin yarattığı bu gözyaşları, sadece bir rahatsızlık kaynağı olmakla kalmayıp, aynı zamanda yemek yapma keyfini de azaltabilmektedir. Ancak, gıda biliminin sunduğu bu yeni keşiflerle, bu durumun üstesinden gelmek artık imkansız değildir.

Bu gizemli olayın altında yatan nedenler, bitkilerin hayatta kalma mekanizmalarıyla doğrudan ilgilidir. Soğan gibi birçok sebze, savunma mekanizmaları olarak kimyasal saldırılarla potansiyel tehditlere karşı koyar. Soğanı kesmek, bu savunma mekanizmasını harekete geçirir ve hücrelerindeki özel enzimlerin (alliinase) serbest kalmasına neden olur. Bu enzimler, kükürtlü bileşiklerle etkileşime girerek uçucu gazlar oluşturur. Bu gazlar, göz ve burun bölgelerindeki hassas bölgelere temas ettiğinde tahrişe ve gözyaşlarına yol açar. Yani soğan, yemeğe dönmeye çalışan canlıyı doğal bir savunma mekanizmasıyla uzaklaştırmaya çalışır.

Bilim insanlarının bu durumu anlamlandırmak için ulaştıkları çözümler ise oldukça basit ve etkili. Soğanın kesilmeden önce buzdolabında bekletilmesi, “alliinase” enziminin aktivitesini önemli ölçüde yavaşlatır. Düşük sıcaklıklar, kimyasal reaksiyonun hızını azaltır ve gaz salınımını minimuma indirir. Ayrıca, doğru bıçak seçimi ve doğrama teknikleri de gazın yayılmasını engelleyebilir. Özellikle kör bıçaklar veya çok keskin şef bıçakları kullanarak soğanları kesmek, hücrelerin patlamasını önleyerek gaz salınımını azaltır.

Mutfakta gözyaşlarını önlemek için uygulayabileceğiniz bazı pratik yöntemler şunlardır: Soğanı kesmeden önce 1-2 saat buzdolabında bekletin, kör bıçakları tercih edin, keskin bir şef bıçağı kullanın, doğrama tahtasının yanına vantilatör koyun veya ocağın üzerindeki aspiratörü çalıştırın, soğanların kök kısmını en son kesip atın. Bu basit adımlar sayesinde, mutfakta gözyaşlarıyla savaşmaktan kurtulabilir ve yemek yapma keyfinizi yeniden kazanabilirsiniz.”}`**}**