Dünya genelindeki gözlemciler, Rusya ve Ukrayna arasındaki uzun süren gerilim ve savaşın, insan hakları açısından kabul edilemez boyutlara ulaştığını ve bölgesel istikrar için ciddi bir tehdit oluşturduğunu bir kez daha vurguladı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, bu durumun acil bir müdahale gerektirdiğini ve uluslararası hukukun ve BM Şartı’nın ihlal edilmesinin önlenmesi gerektiğini vurgulayarak, tüm tarafları ateşkes ilan etmeye ve barışçıl çözümlere yönelmeye çağırıştı.
Türk, BM İnsan Hakları Konseyi'nin 63. Oturumu’nda Ukrayna ile ilgili yapılan tartışmalarda, çatışmanın sivillere yaşattığı tarifsiz acıları ve potansiyel olarak tüm bölgeyi etkileyebilecek geniş çaplı sonuçları sert bir dille eleştirdi. Özellikle, sivillerin korunması ve savaş esirlerine tanınması gereken temel hakların ihlal edilmesi, insanlık dışı bir durum oluşturuyordu. Türk, bu tür bir insani krizi çözmek için uluslararası toplumun, acil ve kararlı adımlar atması gerektiğini belirterek, uluslararası hukukun uygulanmasının önemini bir kez daha hatırlattı.
BM İnsan Hakları Ofisi’nin son raporları, savaşın sivillere yönelik yıkıcı etkilerini çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Raporlarda, sivillere yönelik cinsel şiddet vakalarının, savaşın ilk dönemlerinden itibaren artan bir şekilde kaydedilmesi ve bu vakaların büyük çoğunluğunun Rus makamları tarafından gerçekleştirildiği iddiaları yer aldı. Ofis tarafından belgelenen binin üzerinde vakadan yüzde 89’unun Rus tarafına, yüzde 11’inin ise Ukrayna tarafına atıfta bulunulması, çatışmanın tarafları arasındaki güvenin ciddi şekilde zedelenmesine işaret ediyordu. Ayrıca, 2023 yılının ilk 8 ayında yaklaşık 15 bin 280 sivilin hayatını kaybettiği veya yaralandığı ve bu sayının 2025’in aynı dönemindeki rakamların neredeyse iki katı kadar olduğu vurgulandı. Bu durum, sivillerin korunması konusunda uluslararası toplumun daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini gösteriyordu.
Çatışmanın sadece sivilleri değil, savaşan ülkelerdeki sivil kayıpları da artırması, durumun ciddiyetini daha da gözler önüne seriyordu. Rus yetkililerinin, Moskova’ya yönelik bir saldırıda 3 kişinin hayatını kaybettiği ve 41 kişinin yaralandığı bilgisini paylaşması, ancak bu bilgilerin doğrulanmasının mümkün olmadığını belirtmesi, çatışmanın karmaşıklığını ve taraflar arasındaki güven eksikliğini ortaya koyuyordu. Türk, savaşın sona erdirilmesi için müzakerelerin yeniden başlatılması ve çatışmaların siviller üzerindeki etkisini azaltabilecek güven artırıcı önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayarak, uluslararası toplumun acil olarak harekete geçmesini talep etti. Bölgesel ve küresel istikrar için, bu durumun çözülmesi gerektiğini vurguladı.