İsrail işgali altında bulunan Batı Şeria toprakları, yaşayanların yaşam koşulları üzerinde acı verici bir baskı altında. Birleşmiş Milletler Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, Batı Şeria'daki kontrol noktalarının, Filistinlilerin temel haklarını ihlal eden, hayatlarını sekteye uğratan ve umutlarını tüketmeye yönelik bir sistemin parçası olduğunu vurguluyor. Bu durum, Filistinlilerin özgürce hareket etme, kendi kaderlerini belirleme ve yaşamlarını sürdürme hakkını ciddi şekilde engellemektedir.

Kontrol noktalarının yoğunluğu ve keyfi uygulamaları, Filistinlilerin günlük yaşamlarını alt üst etmekte, onlara zaman ve enerji kaybı yaşatmaktadır. Her yolculuk, her randevu, her aile ziyareti, askeri kontrol noktalarından geçişin belirsizliğine ve uzun süreli beklemelere bağlı hale gelmektedir. Bu durum, Filistinlilerin hayatlarını kontrol eden, onları sürekli bir gerginlik ve korku içinde tutan bir sistem yaratmıştır. Özellikle, hayatın temel unsurları olan eğitim, sağlık ve geçim kaynaklarına erişim, bu kontrol noktaları nedeniyle engellenerek, Filistinlilerin yaşam kalitesi düşürülmüştür.

Bu acımasız sistemin en çarpıcı örneklerinden biri, 2026'da hayatını kaybeden 4 aylık Ahmed Zaid'in vakasıdır. Ailesinin, askeri kontrol noktasının ötesindeki ambulansa ulaşmasına İsrail askerlerinin bir saatten fazla izin vermemesi nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Bu trajik olay, kontrol noktalarının Filistinlilerin yaşamına etkisinin ne kadar yıkıcı olduğunu açıkça göstermektedir. OCHA'nın verilerine göre, Aralık 2025 itibarıyla Doğu Kudüs dahil işgal altındaki Batı Şeria genelinde yaklaşık 3,4 milyon Filistinlinin hareketini kısıtlayan 925 kontrol noktası ve diğer engeller tespit edilmiştir. Bu sayı, son 20 yılın en yüksek seviyesini oluşturmakta ve önceki 20 yılın ortalamasının neredeyse dört katıdır.

Albanese, uluslararası toplumu, İsrail'in bu keyfi uygulamalarına son vermesi için harekete geçmeye davet ediyor. Filistinlilerin kendi topraklarında özgürce hareket etme, kendi kaderlerini belirleme ve bir halk olarak barış içinde yaşama hakkının ihlal edildiğini savunuyor. Bu durum, sadece Filistinliler için değil, tüm insanlığın vicdanı için bir uyarı niteliğindedir. Kontrol noktalarının sona erdirilmesi, Filistinlilerin yaşam kalitesini artıracak, onlara umut verecek ve daha adil ve müreffeh bir geleceğe doğru bir adım atmalarını sağlayacaktır.