Batı Şeria'nın huzursuz ve hassas atmosferi, son aylarda yaşanan şiddetli olaylarla daha da derinleşti. Ayrım (Utanç) Duvarı ve Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, 9 ay boyunca işgal altındaki bölgede meydana gelen olayların acı gerçeklerini gözler önüne seriyor. Rapor, özellikle İsrail güçleri ve Filistin topraklarını gasbeden unsurların gerçekleştirdiği saldırıların sayısızlığını ve bunların Filistinli halkı üzerindeki yıkıcı etkilerini ortaya koyuyor.
Raporun detaylarına göre, Eylül ayında 2 bin 51 saldırı düzenlenmiş. Bu saldırılardan 1404 tanesi İsrail güçleri tarafından, 647 tanesi ise Filistin topraklarını gasbeden kişiler tarafından gerçekleştirilmiş. Bu olaylar, 3 Filistinliyi hayatını kaybına, 29 Filistinliyi ise yaşamını yitirmesine neden olmuş. Ramallah ve El-Bire bölgelerinde yoğunlaşan bu saldırılar, Filistinlilerin topraklarında güvenli bir şekilde yaşama hakkını ciddi şekilde tehdit ediyor. Saldırıların temel amacı, Filistinlilerin yaşam alanlarını kısıtlayarak, onların topraklarında kalmasını zorlaştırmak ve baskı altında tutmaktır.
Saldırılar sadece insan hayatına mal olmamakta, aynı zamanda Filistinlilerin ekonomik ve sosyal yaşamlarını da derinden etkilemektedir. Tarım alanlarına yönelik saldırılarda, yaklaşık 14 bin 600 zeytin ağacı gibi 9 binden fazla ağaç zarar görmüş. Bu durum, Filistinlilerin geçim kaynağını oluşturan tarım sektörünü olumsuz etkilemekte, onların ekonomik bağımsızlığını ciddi şekilde tehdit etmektedir. Ayrıca, 254 yapının yıkılması, birçok ailenin evlerini ve işyerlerini kaybetmesine neden olmuş, bu da zaten zorlu koşullarda yaşayan Filistinli halkı için büyük bir yük oluşturmaktadır. Özellikle tarım tesisleri ve geçim kaynakları niteliğindeki yapılar yıkılması, bölgedeki ekonomik dengeleri daha da bozmaktadır.
Rapor, İsrail makamlarının Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 3 bin 821 konut inşasını öngören 16 planı ilerlettiğini de vurgulamaktadır. Bu planlar, 1100 dönümden fazla alanı kapsamakta ve Kudüs'te 400 konut inşaatı için bir ihale açılmasının yanı sıra 3 altyapı ihalesinin açılmasıyla birlikte, yerleşim inşaatı faaliyetlerinin hız kazanması beklenmektedir. Bu durum, Filistinlilerin toprak haklarını daha da ihlal etmekte ve bölgedeki gerilimi tırmandırmaktadır. Bu nedenle, uluslararası toplumun bu acımasız uygulamaları durdurmak ve Filistin halkının haklarını korumak için acil ve kararlı adımlar atması gerekmektedir.