Avrupa Sağlık Forumu'nda yapılan tartışmalar, Avrupa'nın sağlık altyapısının, son dönemde yaşanan jeopolitik gerilimlerin ve özellikle Ukrayna'daki savaşın getirdiği risklere karşı hazırlıksız kaldığı konusunda dikkatleri bir araya getirdi. Forumda, mevcut sistemlerin, sadece artan maliyetler ve diğer ülkelerden gelen hasta akımlarıyla değil, aynı zamanda potansiyel çatışma senaryolarına karşı da yeterli direnç göstermediği vurgulandı. Bu durum, Avrupa'nın sağlık sistemlerinin geleceği açısından ciddi bir uyarı niteliğindedir.

Avrupa Hastane ve Sağlık Hizmetleri Federasyonu Başkanı Henriette Neumeyer, forumda yaptığı açıklamada, Ukrayna'daki savaşın, Avrupa'daki sağlık harcamalarını önemli ölçüde artırmanın yanı sıra, ülkelerin farklı kriz senaryolarına hazırlanmasının aciliyeti üzerinde durulması gerektiğini belirtti. Neumeyer, özellikle Almanya ve Hollanda gibi güçlü ekonomik temellere sahip ülkelerde bile, sağlık sistemlerinin belirli alanlarda eksiklikler taşıdığını ve bu eksikliklerin giderilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu durum, Avrupa'daki sağlık sistemlerinin çeşitliliğini ve potansiyel riskleri gözler önüne seriyor.

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Ukrayna temsilcisi Jarno Habicht, savaşın, Avrupa'daki sağlık sistemlerini ve toplum sağlığını ciddi şekilde zorladığını ifade etti. DSÖ'nün kaydettiği bilgilere göre, Ukrayna'da birinci basamak sağlık merkezleri, hastaneler ve ambulanslar dahil olmak üzere, yaklaşık 3 bin 500 sağlık tesisine yönelik saldırı meydana geldi. İlaç depolarının tahrip edilmesi ve tedarik zincirlerinin aksaması, bu saldırıların etkilerini daha da derinleştirdi. Habicht, 2026 yazından itibaren sivil altyapıya yönelik saldırıların insani yardım ihtiyaçlarını önemli ölçüde artıracağını ve bu durumun sağlık hizmetlerinin erişilebilirliğini ciddi şekilde tehdit edebileceğini vurguladı.

Forum, Avrupa'daki sağlık sistemlerinin, krizlere karşı dayanıklılıklarını artırmak için acil önlemler alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. İlaç ve tıbbi malzeme tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, personel açığı sorununa çözüm bulunması ve ülkeler arasındaki işbirliğinin artırılması, bu önlemlerin temel unsurları olarak belirlendi. Ayrıca, siber saldırılar ve yanlış bilginin yayılması gibi yeni tehditlere karşı da tedbirli olunması gerektiği vurgulandı. Mevcut durum, Avrupa'daki sağlık sistemlerinin, gelecekteki krizlere karşı daha dirençli hale getirilmesi için kapsamlı bir reform sürecinin başlatılmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır.