Doğu Kudüs'te, İsrail güçlerinin gerçekleştirdiği ani ve sert bir operasyon, Mescid-i Aksa'nın bitişiğindeki Bab er-Rahme Kabristanı'na erişimini sağlamaya çalıştı. Bu olay, bölgedeki hassasiyetleri ve gerilimi daha da yükselten bir gelişme olarak değerlendiriliyor. WAFA'ya ulaşan bilgilere göre, İsrail güçleri sabahın erken saatlerinde Mescid-i Aksa'nın doğu surlarında bulunan ve uzun yıllardır Filistinli mezarların bulunduğu Bab er-Rahme Mezarlığı'na zorunlu giriş yaptı.
Bu eylemin arkasındaki motivasyon, Sukot (Çardaklar) Bayramı'nın yedinci ve son günü kutlamalarına eşlik etmek olduğu belirtiliyor. Ancak, Müslüman mezarların hemen yanı başında gerçekleşen bu ritüeller, bölgedeki dini hassasiyetleri ve mezarlıkların kutsallığını göz ardı eden bir durum olarak kabul ediliyor. Ayrıca, Yahudi grupların bölgede düzenli olarak ritüeller yaparak, Bab er-Rahme çevresini kalıcı bir ibadet alanı olarak görme hevesi, durumu daha da karmaşık hale getiriyor.
Son aylarda, Mescid-i Aksa'ya yapılan baskınların sayısı alarm verici boyutlara ulaşmış durumda. 26 Eylül'den itibaren başlayan ve 2 Ekim'e kadar sürecek Sukot Bayramı'nın kutlanmaya başladığı bu dönemde, en az 8 bin 895 İsrailli, Mescid-i Aksa'ya zorunlu olarak baskın yapmış. Bu durum, Filistinli yetkililer tarafından açıkça kınanarak, İsrail'in bölgedeki dini hassasiyetleri ve kutsallıkları ihlal etmeye yönelik politikalarının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Bu tür olaylar, Doğu Kudüs'teki gerilimi daha da artırmakta ve bölgedeki barış sürecine yönelik umutları sarsmaktadır. Filistinli liderler, uluslararası toplumdan bu tür provokasyonlara karşı gerekli önlemlerin alınmasını ve İsrail'in Mescid-i Aksa ve çevresindeki hassas bölgelere yönelik saldırılarını derhal durdurulmasını talep ediyorlar. Bu durum, Kudüs'te yaşayan farklı inanç ve kültürlere mensup insanların güvenliğini ve huzurunu ciddi şekilde tehdit etmektedir.