Finans piyasalarının nabzını tutan analistler, 2027 yılına doğru bir dönüşüme işaret ediyor. S&P 500 endeksinin temsil ettiği şirketlerin kâr büyüme hızında belirgin bir yavaşlama beklentisi hakim. Geçtiğimiz dönemde güçlü bilanço performansı ve artan tüketim harcamalarıyla desteklenen yükseliş trendinin, yeni dönemde farklı dinamiklere evrileceği öngörülüyor.
LSEG I/B/E/S verileri ve FactSet analist tahminleri, 2026 yılı için S&P 500 şirketlerinde yaklaşık %35’lik bir kâr artışı öngörüyor. Bu oran, pandemi sonrası toparlanma sürecinde kaydedilen en yüksek büyüme oranlarından biri olarak kabul görüyor. Ancak bu iyimser tablo, 2027 yılına geçildiğinde önemli bir dönüşüm gösterecek gibi görünüyor. Tahminler, kâr büyümesinin %15 civarına gerileyeceğini işaret ediyor. Bu durum, uzun dönem ortalamalarının üzerinde kalmaya rağmen, 2026’daki hızlı büyüme ile karşılaştırıldığında önemli bir düşüşü temsil ediyor.
Yatırımcıların odak noktası, şirketlerin bu yeni büyüme hızını koruyup koruyamayacağı yönünde. Yapay zeka teknolojilerine yapılan devasa yatırımlar, teknoloji şirketlerinin kârlarını artırmış olsa da, bu durumun 2027’de sürdürülebilir olup olmayacağı belirsizliğini koruyor. Büyük teknoloji şirketlerinin veri merkezleri, çipler ve yapay zeka altyapısı için yaptığı milyar dolarlık harcamalar, 2026 ve 2027 yıllarında 800 milyar doların üzerine çıkarak 1,1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu yatırımların şirketlerin kâr üretip üretemeyeceği, yatırımcılar için kritik bir soru işareti.
Ekonomik belirsizliklerin etkisiyle birlikte, Wall Street’in dikkatini çeken diğer riskler de artıyor. Yükselen borçlanma maliyetleri, şirketlerin finansmanlarını zorlaştırırken, yapay zeka projeleri gibi büyük yatırımların finansmanını daha da pahalı hale getiriyor. Yüksek faiz ortamının uzun sürmesi, yatırım kararlarını yavaşlatabilir ve yapay zeka yatırımlarından beslenen şirketlerin büyüme beklentilerini aşağı çekebilir. Ayrıca, ABD tüketicisinin harcama gücündeki olası düşüş, genel ekonomik aktiviteyi etkileyerek şirketlerin kârlarını olumsuz etkileyebilir. Bu faktörler, borsada yeni bir risk ortamı yaratıyor.