Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel finans piyasalarındaki dalgalanmaların merkez üssü haline gelen enerji fiyatlarının, uzun vadeli ekonomik hedefleri tehdit edebilecek bir risk oluşturduğunu açıkça belirtti. IMF Sözcüsü Julie Kozack, son açıklamalarında, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki sürdürülen yükselişin, manşet enflasyonuna önemli ölçüde katkıda bulunduğunu ve mevcut dezenflasyon çabalarının başarısızlıkla sonuçlanma ihtimalini artırdığını vurguladı. Kozack, piyasalardaki belirsizliğin artış gösterdiğini ve merkez bankalarının para politikası kararlarını daha dikkatli bir yaklaşımla değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Kozack'ın vurguladığı en önemli nokta, enerji piyasalarındaki artışın, tahvil faizlerindeki ani yükselişlerle doğrudan bağlantılı olmasıydı. Gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde gözlemlenen faiz artışları, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların yarattığı belirsizlikten kaynaklanıyordu. Merkez bankaları, enflasyonist baskıları kontrol altına almak için sıkılaştırma politikaları uygulamak zorunda kalırken, bu durum tahvil piyasalarında da ciddi etkiler yarattı. Kozack, bu durumun, küresel ekonominin kırılganlığını daha da artırdığını ve ekonomik büyüme potansiyelini olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

IMF Sözcüsü, rafine ürün fiyatlarının da yüksek seyretmesi ve tüketici fiyatlarındaki artışın devam etmesiyle birlikte, bazı ülkelerde dezenflasyon sürecinin tamamen durma noktasına geldiğini kaydetti. Dizel, benzin ve jet yakıtı fiyatlarındaki aşırı artış, sınırlı rafinaj kapasitesinin ve küresel arz zincirindeki aksaklıkların bir sonucu olarak ortaya çıkmıştı. Kozack, bu durumun, tüketiciler ve işletmeler için önemli bir yük oluşturduğunu ve ekonomik faaliyetleri olumsuz etkilediğini vurguladı. Özellikle, Körfez'deki rafinaj kapasitesindeki azalma, küresel enerji piyasasında ciddi bir dengesizlik yaratmıştı.

IMF, ABD ve Çin arasındaki ticari anlaşmaların da küresel ekonomik istikrarı etkilemeye devam ettiğini belirtti. Ekim 2025'te imzalanan Busan mutabakatının uzatılması, iki ülke arasındaki yapıcı iletişimin sürdürülmesinin önemini gösterirken, IMF, bu anlaşmanın küresel ticaretin normalleşmesine ve ekonomik büyümeyi desteklemesine katkıda bulunmasını umut etti. Kozack, küresel ekonomideki belirsizliklerin azaltılması ve sürdürülebilir bir büyüme ortamının oluşturulması için uluslararası işbirliğinin daha da önem kazandığını ifade etti.