İstanbul’un kalbinde, tarihle iç içe bir sığınak olan Yerebatan Sarnıcı’nda, uzun süren hukuki bir mücadele son buldu. Mahkeme kararıyla, bu eşsiz yapının mülkiyeti, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçmişti. Bu devir teslimi, İstanbul’un kültürel mirasına yönelen yeni bir sayfa açmanın habercisi olarak değerlendiriliyor.
Söz konusu karar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin uzun süredir iddia ettiği hak taleplerini ortadan kaldırırken, tarihi sarnıcın geleceğiyle ilgili belirsizlikleri de sona erdirdi. Mahkeme heyetinin, 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu’nu temel alarak yapının mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğuna hükmetmesi, sürecin en kritik aşamasını oluşturdu. İBB’nin, sarnıcın ada ve parsel bilgilerinin çıkış kapısının bulunduğu alana ait olduğunu savunmasına rağmen, hukuki süreçler bu kararın etkili olmasını sağladı.
Devir teslimi işlemleri, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Fatih Kaymakamlığı ekiplerinin koordineli çalışmasıyla tamamlandı. İBB yetkilileri, konuyu hukuki yollara taşıyarak yeniden ölçüm yapılması talebinde bulunsa da, süreç büyük ölçüde Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kontrolü altına geçmiş durumda. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdürü Osman Cenk Akın, restorasyon çalışmalarının ardından sarnıcın ziyaretçi sayısında yaşanan artışı ve uygulanan 1 lira giriş ücret kampanyasının başarısını vurgulayarak, devir işleminin gerçekleştirildiğini ve bundan sonra sarnıcın tamamen Vakıflar’ın sorumluluğunda olacağını ifade etti.
Yerebatan Sarnıcı’nın yeniden açılmasıyla birlikte, ziyaretçilerin akışı Şerefiye Sarnıcı’na yönlendirileceği bildirildi. Bu durum, sarnıcın ziyaretçi kapasitesini ve turizm gelirlerini etkileyecek önemli bir faktör olarak görülüyor. Ancak, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün sarnıcı yönetme ve restore etme konusundaki stratejileri, yapının geleceği açısından kritik öneme sahip olacak.