İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde yürütülen, fonların kullanımını ve yönetimini denetleyen kapsamlı soruşturma, yeni bir dönüm noktasına ulaştı. Bu çerçevede, AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın tüm mal varlığına yönelik tedbir kararı verilmesi, soruşturmanın hız ve ciddiyetini daha da artırmıştı. Bu kararın alınmasında, piyasadaki manipülatif davranışlara dair yoğun ihbarların ve Savcılığın bu ihbarları re'sen incelemesi sonucu ortaya çıkan bulgular etkili olmuştur.

Soruşturma, özellikle Borsa İstanbul (BİST) Pay Piyasasında işlem gören hisselerdeki anormal fiyat artışlarına odaklanıyor. Savcılığın yaptığı detaylı incelemeler, hisse değerlerinin yaklaşık 100 katına varacak şekilde yükseldiğini ve bu yükselişin büyük çoğunluğunun fonlar aracılığıyla toplandığını ortaya koymuş. Bu durum, piyasanın sağlıklı işleyişine zarar veren, manipülatif eylemlere açık bir tablo çiziyordu. Savcılık, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenen piyasa dolandırıcılığı suçunun işlendiğine dair kuvvetli şüphe uyandırmıştı.

Bu durum, fon sahiplerinin bireysel olarak hisse alımlarını yapması ve bu alımların hisse değerini yükseltmesi ile ortaya çıkmıştı. Bu yükseliş, fon sahiplerinin ve yöneticilerinin fonları satarak kar elde etmeleriyle desteklenmiş ve hisse ve fon değerlerinde tekrar artışlara neden olmuştu. Savcılık, bu sürecin, şirketlerin gerçek değerlerini aşan, yapay yükselişlere yol açarak ciddi miktarda menfaat elde edilmesine zemin hazırladığını değerlendiriyordu. 131 adet fonun TEFAS'ta alım satım yönünde işleme kapatılması da bu soruşturmanın önemli bir parçasıydı.

Bu bağlamda, Cumhuriyet Başsavcılığı, ilgili kişilerin ve aile fertlerinin malvarlıklarını korumak amacıyla gerekli tedbirleri almaya karar vermiş ve ilgili kurumlara müzekkereler göndermiştir. Bu tedbirler, devir, temlik, satış, bağış, ipotek/rehin tesisi, hesap kapatma gibi yüksek tutarlı işlemlerin engellenmesini, işlem gerçekleştirilmeden önce Başsavcılığın görüşünün alınmasını ve tasarruf işlemlerinin yapılmadan önce ilgili birimlere bildirilmesini öngörmektedir. Soruşturmanın devam ettiğini ve yeni tespitler ışığında ek önlemlerin alınabileceğini belirtmek yerindedir.