Beyaz Saray’ın kapıları, dün gece ABD’nin 23 yıllık Irak operasyonuna son veren bir kutlamaya sahne oldu. Başkan Donald Trump, Ulusal Hispanik Miras Ayı kutlaması sırasında yaptığı açıklamada, bu uzun süren ve ‘bataklık’ olarak tanımladığı operasyonun sona erdiğini duyurarak, Amerika için bir zafer gününü işaret etti. ‘Irak’tan defolup gidiyoruz’ ifadesiyle yaptığı bu açıklama, uzun yıllardır devam eden askeri müdahalelerin sonlandırılmasının bir habercisi olarak değerlendiriliyor. Bu dönüşüm, sadece askeri bir strateji değişikliğini değil, aynı zamanda ABD’nin uluslararası arenadaki rolünü yeniden tanımlama çabasının bir parçası olarak görülüyor.

Trump, Irak savaşının George W. Bush ve sonraki yönetimler tarafından sürdürülmesinin ardından, ‘Verdikleri isimle Doğal Kararlılık Harekatı, 2026’da Başkan Donald J. Trump liderliğinde sona eriyor’ diyerek, kendi yönetiminin ‘başarılarını’ vurguladı. Bu operasyonun, Irak’taki terör örgütlerine karşı önemli bir zafer olduğunu ve ‘savaşın maliyetini kat kat fazlasıyla petrolden çıkardığını’ savundu. Venezuela’daki kısa süreli askeri müdahaleye benzer şekilde, bu yaklaşım, kaynakların etkin kullanımının ve stratejik hedeflere odaklanmanın önemini gösteriyor.

Trump’ın açıklamaları, sadece Irak ve İran’a değil, aynı zamanda Hürmüz Boğazı’ndaki ABD’nin artan etkinliğine de işaret ediyor. ‘Hürmüz Boğazı neredeyse tamamen bizim kontrolümüzde’ ifadesi, bu stratejik noktadaki ABD’nin askeri varlığının ve etkisinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Ayrıca, ‘Savaşın maliyetini kat kat fazlasıyla petrolden çıkardık’ sözü, enerji kaynaklarının jeopolitik stratejilerde ne kadar kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Trump’ın, ‘Çekilirken yerde bir vida bile varsa alın, bezden yapılmış bir çadır varsa onu bile alın’ şeklinde verdiği talimatlar ise, operasyonun titizlikle yönetildiğini ve her türlü kaynağın en iyi şekilde kullanıldığını gösteriyor.