Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, küresel enerji piyasalarındaki karmaşanın ortasında, Türkiye’nin enerjide tam bağımsızlık vizyonunu somutlaştırma çabalarını vurguladı. Özellikle Karadeniz’deki derin deniz enerji operasyonları kapsamında hayata geçirilecek Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol üstlenecek. Bu platform, TPAO’nun günlük 1 milyon varil eşdeğeri petrol ve doğal gaz üretme aspirasyonuna ulaşmak için tasarlanan bir kilometre taşı olarak konumlandırılıyor.

Ekim ayı itibarıyla Karadeniz’e doğru yola çıkacak olan Osman Gazi Platformu, Türkiye’nin denizaltı enerji teknolojilerindeki uzmanlığını gözler önüne seriyor. 20 yıllık süre boyunca aktif olarak hizmet verecek bu platform, Filyos açıklarında gerçekleştirilen en büyük ve en karmaşık mühendislik projelerinden biri olacak. Platformun yapısında 21 farklı tesis yer alacak; 11 tanesi tamamen yerli imkanlarla inşa edilecekken, diğer 10 tanesi kapsamlı bir modernizasyon sürecinden geçecek. Bu yaklaşım, platformun yüzde 70’lik bölümünün doğrudan Türkiye’de üretilmesini sağlayarak, yerli sanayi potansiyelini güçlendirecek.

Projenin ilerleyen aşamalarında, enerji sektöründe önemli bir değişim yaşanıyor. Yurt dışı uzmanlığa olan ihtiyaç azalırken, Türkiye’li mühendislerin rolü giderek artıyor. Sondaj ve kaptanlık gibi kritik pozisyonlarda yerellik oranı yüzde 70’in üzerine çıkarken, deneyimli Türk mühendisler ülkeye dönerek bu projeye katkıda bulunuyor. Bu durum, sadece üretim kapasitesini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda genç nesiller için de değerli bir kariyer fırsatı sunuyor.

Bakan Bayraktar, Karadeniz’deki gaz üretiminin üçüncü fazına geçiş çalışmalarının aralıksız devam ettiğini ve üretimin 4 katına çıkarılacağını açıkladı. 2027 sonu itibarıyla faaliyete geçmesi planlanan, ismi henüz belirlenmemiş ikinci yüzer üretim platformu, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini daha da artıracak. 2028 yılına kadar 550-600 bin varil seviyesine ulaşmayı hedefleyen TPAO, nihai olarak günlük 1 milyon varil hedefine ulaşarak, Türkiye’nin enerji bağımsızlığına önemli bir katkı sağlayacak. Bu stratejik hamle, Türkiye’nin küresel enerji krizlerine karşı direncini ve yenilikçi yaklaşımını bir kez daha ortaya koyuyor. Ayrıca, enerji piyasalarındaki jeopolitik risklere rağmen, hükümetin aldığı vergi teşvikleri ve fiyat istikrarı önlemleri, tüketicilere yönelik destek mekanizmalarını güçlendiriyor ve enerji erişilebilirliğini artırıyor.”}صعود