Ankara’da, iki ülkenin arasındaki köklü bağların bir kez daha kutlandığı, önemli bir diplomatik etkinliğe ev sahipliği yapıldı. Almanya Büyükelçiliği’nde gerçekleşen “Alman Birliği Günü” resepsiyonu, dostluğun ve işbirliğinin somut bir örneği olarak öne çıktı. Etkinliğin, 1961’deki stratejik işgücü anlaşmasının, iki ulusun kaderlerini birbirine kenetlediğinin 36. yıl dönümünü kutlamasıyla önemi daha da arttı.

Etkinliğe, Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg ve Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst başta olmak üzere, yüksek düzeyli temsilciler katıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bu buluşmanın, iki ülkenin ekonomik ve stratejik hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynadığını vurguladı. Bakan Kacır, Almanya’nın Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olarak, 2025 yılında 55 milyar avro ile yeni bir rekora ulaşacağını belirterek, “Bu, sadece bir rakam değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki güven ve işbirliğinin bir göstergesidir” dedi. Ayrıca, güvenlik alanındaki işbirliğinin de, bölgesel istikrar için hayati önem taşıdığını ekledi.

Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, Almanya ile Türkiye arasındaki ortak geçmişe ve geleceğe yönelik projeye atıfta bulunarak, “Bu yıl, hem eyaletimizin 80. kuruluş yıl dönümünü hem de Türkiye ile yapılan işgücü anlaşmasının 65. yıl dönümünü kutluyoruz. Eyaletimiz, Almanya’ya gelmek üzere memleketlerini geride bırakan insanların azmine ve cesaretine borçludur. Onların pek çoğu Türkiye’den, misafir işçi, öncü ve yanlarında az eşya ama büyük umutlar taşıyan gençler olarak geldiler” şeklinde konuştu. Wüst, Türk kökenli 1 milyon insana ev sahipliği yapan Kuzey Ren-Vestfalya’nın, Avrupa’da Türkiye ile daha güçlü bağlara sahip en önemli bölgelerden biri olduğunu da vurguladı.

Sanayi Bakanı Kacır, etkinliğin sonunda, “Made in Europe” çağrısıyla, Almanya’nın teknolojik ve endüstriyel gelişmelerinden Türkiye’nin de faydalanabileceğini, iki ülke arasındaki işbirliğinin geleceğinin parlak olduğunun altını çizdi. Bu ortaklığın, sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel ve insani alanlarda da daha da güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.”}çıkış olarak, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın, gelecekte de sürdürülebilir ve güçlü bir şekilde devam edeceğine dair umutlar taşıyordu. Etkinlik, iki ülkenin dostluğunu ve işbirliğini güçlendirme konusunda önemli bir adım olarak tarihe geçti.”