Uluslararası insani yardım kuruluşlarının en büyük zorluklarından biriyle karşı karşıya olan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), acil durumlar yaşayan milyonlarca insanın hayatta kalma şansını ciddi şekilde tehdit eden, fon kaynaklarındaki kesintilere dikkat çekiyor. ‘Aşınan Koruma: Yetersiz Finansmanın İnsani Bedeli’ başlıklı yeni rapor, yerinden edilmiş krizlerin çözümünde finansmanın kritik önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Raporda, küresel çapta yaşanan yerinden edilme krizlerine müdahale etme kapasitesinin giderek azaldığı belirtiliyor. Mevcut fon kesintileri, mültecilere ve zorla yerinden edilmiş kişilere yönelik koruma mekanizmalarını çökme noktasına sürükleyerek, BMMYK'nin temel operasyonlarını ciddi şekilde sınırlıyor. Bu durum, milyonlarca insanın güvenli ve destekli bir yaşam sürmek için ihtiyaç duydukları yardımlardan mahrum kalmasına neden oluyor. Finansal destekteki bu azalma, özellikle savaş, siyasi istikrarsızlık ve doğal afetlerin yol açtığı kriz bölgelerinde yaşayanların hayatlarını doğrudan etkiliyor.
Rapor, 2024-2025 yılları arasında fon miktarının 5,2 milyar dolardan 3,9 milyar dolara gerilediğini gösteriyor. Bu durum, BMMYK'nin, tarihsel olarak yüksek olan koruma yükümlülüklerini yerine getirme kapasitesini önemli ölçüde düşürüyor. Yalnızca %32 oranında fon temin edilebilmesi, kurumun yetersiz kalmasına ve milyonlarca insanın acil ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmasına yol açıyor. Örneğin, Çad'da 319 bin mültecinin kayıt işlemleri gecikmeleriyle karşı karşıya kalırken, Etiyopya'da toplumsal cinsiyete dayalı şiddet mağdurlarına yönelik güvenli barınakların kapasitesi bir yıl içinde yarıdan fazla azaldı. Bu tür durumlar, yerinden edilmiş kişilerin en savunmasız olduğu zamanlarda, güvenlik ve destekten yoksun bırakarak, daha da riskli koşullara itiyor.
Raporun Dış İlişkiler Direktörü Dominique Hyde’in ifadeleri, bu durumun boyutunu daha da net bir şekilde ortaya koyuyor. Hyde, “Kayıt işlemleri durduğunda, güvenli barınaklar kapandığında veya çocuk koruma hizmetleri ortadan kalktığında insanların kaçtığı şiddet, sömürü ve istismar gibi riskler yerinden edilme sürecinde yeniden ortaya çıkıyor” diyerek, insani yardımın yeterli sağlanmaması durumunda ortaya çıkabilecek tehlikeleri vurguluyor. Hyde, en büyük riskin, insanları ihtiyaç duydukları korumadan mahrum bırakması olduğunu ve bunun da aileleri savunmasızlık döngüsüne hapsetmesine neden olduğunu belirtiyor. Acilen bağışçılara ve ortaklara destek çağrısında bulunan Hyde, insani yardıma bağımlılıktan kurtulmalarına yardımcı olmak ve hayatlarını yeniden inşa etmelerini sağlamak amacıyla acil destek verilmesi gerektiğini vurguluyor.”} 4