Dubai merkezli Flydubai havayolu şirketinin İsrail'e düzenlediği seferlerde yaşanan ve acil durum sinyallerine yol açan olay, uluslararası havacılık dünyasında büyük yankı uyandırdı. Ulaştırma Bakanı Miri Regev, Birleşik Arap Emirlikleri'ne ait bu şirketin İsrail'e yaptığı tüm uçuşların geçici olarak askıya alınmasını talep etti. Bu talep, uçağın havada acil durum ve kaçırılma ihbarlarının ardından geldi ve güvenlik güçlerinin alarma geçmesine neden oldu.
Jerusalem Post'un haberine göre, Regev, iç istihbarat birimi Şin Bet'e başvurarak, Flydubai'nin İsrail'e iniş ve kalkış yapan tüm seferlerinin derhal askıya alınması yönündeki talebini destekledi. Bu kararın arkasındaki temel neden, uçağı kaçırma girişimi olduğu iddia edilen yardımcı bir pilotun Umman asıllı olmasıydı. Bu bilgi henüz doğrulanmamış olsa da, bakanlık kaynakları, Flydubai'nin İsrail hava sahasını kullanabilmesi için yaptığı anlaşmanın, seferlerde görevli tüm pilotların İsrail ile ilişkilerini normalleştiren ülkelerin vatandaşı olmasını şart koştuğunu ve Umman'ın bu kriteri sağlamadığını vurguladı. Bu durum, anlaşma ihlali olarak değerlendiriliyor ve Şin Bet'in konuyu derhal araştırması isteniyor.
Olayın ardından, İsrail'in en önemli istihbarat teşkilatları Mossad, Şin Bet, İsrail ordusu ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından müşterek bir soruşturma başlatıldı. Güvenlik birimlerinin odak noktası, uçuştan önce herhangi bir saldırı istihbaratı olup olmadığı ve Umman asıllı olduğu iddia edilen yardımcı pilotun uçağı kullanmasına nasıl izin verildiği gibi konular oldu. Kanal 12 televizyonu, yolcu uçağını kullanan iki pilotun kavga ettiğini ve bu sırada bir pilotun bilincini kaybettiğini, acil durum kodunun yanlışlıkla gönderildiğini duyurdu. Pilotlardan birinin Ukrayna, diğerinin ise Rusya vatandaşı olduğu bilgisi basında yer aldı. Ayrıca, bir pilotun intihar etmeye ve uçağı düşürmeye çalıştığı, İsrailli yolcuların da bunu engellemeye çalıştığına dair iddialar da soruşturmanın konusu oldu.
Uçağın Tel Aviv'e varmasına 40 dakika kala Ürdün semalarındayken 09.08'de ilk acil durum kodunu yollayan pilotlar arasındaki kavga nedeniyle 14 bin feet'e düşmesi, ardından toparlanarak Suudi Arabistan'a inişi, olayda yaşanan karmaşıklığı daha da artırdı. İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, olayın uçak kaçırma girişimi olmadığı vurgulanırken, üst düzey bir yetkili, Tel Aviv'deki olayın terör saldırısı olarak değerlendirildiğini ve “büyük bir felaketin son anda önlendiğini” iddia etti. Flydubai Üst Yöneticisi (CEO), kısa süre içinde Dubai'den Suudi Arabistan'a bir uçak sevk edileceğini ve yolcuların İsrail'e gönderileceğini açıkladı. Bu olay, uluslararası havacılık güvenliğine dair önemli soruları gündeme getirirken, güvenlik önlemlerinin ve uluslararası işbirliğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu.