Şiddetli anlaşmazlıklar ve boşanma süreci, hayatın acı bir şekilde sonlanmasına neden oldu. Buse Akgün Gök, evliliğinin sona ermesiyle birlikte, ailesinin yaşadığı bölgede yaşamaya başlamış, ancak bu durum, onu acı bir sonla yüzleştirdi. 17 Eylül'de kızını almaya gittiği okul bahçesinde, boşanma aşamasındaki eşi Bayram Gök tarafından acımasızca saldırıya uğradı. Bu olay, sadece Buse’nin hayatını sonlandırmakla kalmadı, aynı zamanda bir dizi şüpheli olayın da ortaya çıkmasına zemin hazırladı.
Buse Akgün Gök, hastanede 7 gün boyunca hayat mücadelesi verirken, olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında Bayram Gök gözaltına alındı ve ardından mahkeme tarafından tutuklandı. Ancak, olayın ardındaki gerçekler, acılı babası Hasan Akgün’ün ifadeleriyle birlikte, daha da karmaşık hale geldi. Hasan Akgün, kızının daha önce sürekli olarak tehdit edildiğini vurgulayarak, olayın premedite edilmiş bir cinayet olduğunu savundu. Özellikle, boşanma sürecinde yaşanan gerginlikler ve Bayram Gök’ün ailesinden gelen tehdit mesajları, olayın planlı olduğunu destekleyen önemli kanıtlar olarak değerlendiriliyor.
Hasan Akgün’ün anlatımında, olayla ilgili detaylar çarpıcı bir şekilde ortaya konuldu. Olay günü, Bayram Gök’ün veli toplantısına katılmak için benzindekte çalıştığı, annesinin de toplantıya katıldığı ve Buse’nin okuldan alındıktan sonra yurda gönderildiği bilgisi paylaşıldı. Ayrıca, olay sırasında çocukların çantasında bulunan ve daha sonra takip cihazı olduğu tespit edilen küçük bir cihazın da dikkat çekici bir detay olarak öne çıktı. Bu durum, olayın planlanmış ve hesaplı bir şekilde yürütüldüğüne dair şüpheleri güçlendiriyor. Emniyet güçleri, Buse’nin telefonunu inceleyerek, olayın perde arkasında kimlerin rol oynadığını belirlemeye çalışıyor.
Acılı baba Hasan Akgün, kızının yanında olmaya çalıştığını, ona destek olmak ve hayatını güvence altına almak istediğini ifade etti. “Kızıma ‘Gel benim yanımda ol. Sen dedim benim yanımda olduğun zaman çocuklarını da görebilirsin. Gereken yardımları sana yapacağım’ dedim,” diyerek, Buse’nin bağımsızlığını ve güçlü kişiliğini vurguladı. Ancak, bu çabaların sonuçsuz kalması, ailesi için derin bir acı kaynağı oldu. Olayın faillerinin cezalandırılmasını ve benzer trajedilerin bir daha yaşanmamasını dileyen Hasan Akgün, “Bu kadın cinayetleri, bu sokak cinayetleri artık son bulsun. Sonuçta ateş düştüğü yeri yakıyor” diyerek, acısını dile getirdi. Bu trajedi, ailelerin arasındaki ilişkilere ve toplumsal güvenlik konularına dikkat çekerek, bir kez daha insan hayatının değerini hatırlatıyor.