Yalova'da, sanatçı Güllü'nün hayatını yitirdiği davada, tanık Sultan Nur Ulu'nun ifadesi, soruşturmanın yönünü değiştirdi. Duruşma salonunda dinlenen Ulu, o gecenin atmosferini ve sanık Tuğyan Ülkem Gülter ile arasındaki karmaşık ilişkiyi, şok edici ayrıntılarla aktardı. Olayın ilk tasvirini yapan Ulu, o gece yaşanan eğlenceyi ve ardından gelen dramatik dönüşümü gözleri kapattı.
Ulu, davanın ilk aşamasında, o gece olay mahallinde bulunan diğer kişilerle birlikte, Tuğyan Ülkem Gülter'in sahneye çıkışını, bir tür halk müziği ritüeli gibi yorumladı. Sanığın, odada çalınan bir şarkıyla (Malakata) dans ettiğini, daha sonra da odaya giren Güllü Tut'u, aynanın karşısında, pencereden aşağı ittiğini öne sürdü. Bu ifade, sanığın eylemlerini doğrudan gösterirken, tanığın ifadesi, olayın nasıl geliştiği hakkında önemli ipuçları sundu.
Duruşmanın en dikkat çekici anlarından biri, tanığın sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e yönelik tehdit iddiaları oldu. Ulu, sanığın, cenaze töreninde “Ben yanarsam seni de yakarım” şeklinde bir ifade kullandığını belirterek, sanığın davranışlarının ciddiyetini vurguladı. Bu ifade, sanığın suçluluk duygusunu veya olayı kontrol etme çabasını gösterdiği düşünüldü. Ayrıca, sanığın darp olayından sonra tanığa sarılmasına da tepki göstererek, sanığın doğruyu söylemediği gerekçesiyle bu davranışı sergilediğini belirtti.
Sultan Nur Ulu’nun ifadesi, olay sonrası sanık ile arasındaki ilişkiyi de aydınlattı. Tanık, sanığın olaydan sonra kendinden uzak durması ve ilk günlerde onu terk etmemesi gibi durumları da aktararak, sanığın olaya ilişkin karmaşık duygusal tepkilerini anlamaya çalıştı. Ulu, olayla ilgili yaşadıklarını avukatlarına anlattığını ancak avukatlarının can güvenliği için bu ifadeleri terk etmesini istediğini belirterek, adalete olan inancını ve gerçekleri ortaya çıkarma konusundaki kararlılığını gösterdi. Olayın gizemini koruyan bu tanığın açıklamaları, davada yeni gelişmelere yol açabilir.