Sudan’ın siyasi sahnesinde, uluslararası arenanın sessizce etkisini artırması konusundaki endişeler, Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim’in Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’ndaki çarpıcı konuşmasıyla alevlendi. Bakan Salim, ülkenin içsel dinamiklerini, dış güçlerin manipülasyonuyla daha da karmaşık hale geldiğini savunarak, çatışma ortamında bu tür müdahalelerin son bulması gerektiğini acil bir şekilde vurguladı.
Salim’in dikkat çekici eleştirisi, ABD’nin, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ın, BM Genel Kuruluna katılımını engelleyen vize vermeme kararını referans alıyordu. Bu hamle, sadece Burhan’ın üst düzey toplantılardaki rolünü kısıtlamakla kalmadı, aynı zamanda uluslararası arenada Sudan’ın otoritesini zayıflatma potansiyelini de artırdı. Bakan, bu tür önlemlerin, zaten hassas bir durumda bulunan müzakereleri ve barış çabalarını daha da zorlaştırdığını savundu.
Bakan Salim, çatışmanın temelinde yatan sorunların, uluslararası arenadan kaynaklanan destek ve müdahalelerle beslendiğini, adil bir çözüme ulaşmanın önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, Sudan’da faaliyet gösteren tüm grupların silahsızlandırılması ve silahların yalnızca devlet kontrolünde tutulması gerektiği yönündeki çağrısı, ülkenin siyasi istikrarı için hayati bir öneme sahip. Bu stratejik hedef, ülkenin geleceği için kritik bir denge unsuru olarak görülüyor.
<Sudan’daki Nisan 2023’ten beri süregelen ordu ile HDK arasındaki savaş, yalnızca milyonlarca insanın yerinden olmasına neden olmakla kalmadı, aynı zamanda ülkenin insani durumunu da felç etti. Uluslararası toplumun, bu karmaşık krizin çözümünde, Sudan’ın kendi kaderini tayin etme hakkına saygı göstermesi gerektiği ve dış etkilerin azaltılmasına yönelik somut adımlar atması gerektiği vurgulandı.