İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, uluslararası arenadaki hassas gelişmelerle ilgili önemli bir açıklama yaptı. New York'ta düzenlenen bir basın toplantısında, Katar aracılığıyla ABD'ye ilettikleri önerilerin yanıtını beklediklerini, bu sürecin ise Hürmüz Boğazı'nın geleceği ve bölgedeki güvenlik dengesi üzerine yoğunlaştığını belirtti. Arakçi, bu karmaşık diplomasi trafiğinde, Tahran'ın tutumunda herhangi bir esneklik olmadığını ve net bir şekilde belirli şartların yerine getirilmesini beklediğini vurguladı.
Arakçi, arabuluculuk rolünü üstlenen Katar'ın, İran'ın sunmuş olduğu fikirleri ABD'nin dikkatine sunacağını ve bu konuda yarına kadar bir geri bildirim almayı umut ettiğini ifade etti. Tahran'a döndüğünde, ABD'den gelen cevabı değerlendirecek ve ardından, bu yanıt doğrultusunda kararların kesin olarak İran'da alınacağını açıkladı. Bu durum, müzakerelerin ABD'nin belirli taleplerine bağlı olarak şekillendiği ve İran'ın kendi pozisyonunu değişmez tuttuğu izlenimini güçlendirdi.
Uluslararası basında dolaşan, İran'ın nükleer programıyla ilgili bazı tavizler vereceği yönündeki iddiaları şiddetle reddeden Arakçi, tartışmaların tamamen farklı bir konu üzerinde yoğunlaştığını, yani Hürmüz Boğazı'nın açılması ve bölgedeki deniz güvenliğinin sağlandığını vurguladı. İran lideri Mücteba Hamaney'in belirlediği şartların, adil ve makul olduğunu ve bu şartların yerine getirilmesi halinde, İran'ın çözüm önerilerini sunmaya hazır olduğunu kaydetti. Bu yaklaşım, İran'ın bölgedeki güvenlik çıkarlarını ön planda tuttuğunu ve ABD ile diyalog yoluyla bu çıkarları korumaya çalıştığını gösteriyor.
Son olarak, Arakçi İran'ın hem diplomasiye hem de gerektiğinde askeri müdahaleye hazır olduğunu, ABD'nin eylemlerine karşılık verebileceğini ve diplomasi alanında kendi mantığına uygun bir yol izlemeye devam edeceğini belirtti. Bu açıklama, İran'ın bölgesel bir güç olarak varlığını sürdürdüğünü ve güvenlik konularında aktif bir rol oynayacağını açıkça ortaya koyuyor. Arakçi, bu karmaşık diplomatik sürecin, Hürmüz Boğazı'ndaki gelecekteki anlaşmazlıkların çözümü ve bölgedeki istikrarın sağlanması için kritik bir kilometre taşı olduğunu vurguladı.