Türkiye’nin jeotermal enerji potansiyeli, enerji arz çeşitliliğini artırma ve karbon ayak izini azaltma hedefleri doğrultusunda önemli bir rol oynamaktadır. Ancak, sektörün bu potansiyeli tam olarak kullanabilmesi için yapısal değişiklikler ve destekleyici politikalar gerekmektedir. Jeotermal Enerji Derneği (JED), bu bağlamda TBMM’nin yeni yasama döneminde sektörün önünü açacak düzenlemelerin yapılması için harekete geçiyor.

Derneğin öncelikli talepleri arasında YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Değerleme ve Destek Mekanizması) kapsamında jeotermal santrallerin işletmeye giriş süresinin 2030’dan 2040’a uzatılması yer alıyor. Bu uzatma, yatırımcıların sektörde uzun vadeli planlar yapabilmesine ve daha güvenilir bir gelir akışı elde etmesine olanak tanıyacaktır. Ayrıca, JED, izin ve ruhsat süreçlerinin tek bir merkezden koordine edilmesini ve arama-sondaj yatırımlarına yönelik desteklerin geliştirilmesini talep ediyor. Bu sayede, bürokratik engellerin ortadan kalkması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi hedefleniyor.

Sektör temsilcileri, 2035 Ulusal Enerji Hedefi’ne ulaşmak için jeotermal kurulu gücünün mevcut 1.800 MW seviyesinden 4.500 MW’a çıkarılması gerektiğini vurguluyor. Bu hedefe ulaşmak için finansal kapasite ve insan kaynağına sahip olduklarını belirtiyorlar. Mevcut durumda, merkezi ve yerel yönetimlerde farklı uygulamaların yatırım süreçlerini uzattığı ve maliyetleri artırdığı ifade ediliyor. JED, bu durumun sektörün büyüme potansiyelini sınırladığını ve bu nedenle bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesini savunuyor.

JED’in talepleri, sadece YEKDEM’de değişiklikler ile sınırlı kalmıyor. Dernek, güneş enerjisiyle hibrit jeotermal santrallerin geliştirilmesi, jeotermalinin entegre kullanımının teşvik edilmesi, stratejik mineraller ve Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler (EGS) konusundaki yeni düzenlemeler yapılması ve yeni teknolojilerin desteklenmesini talep ediyor. Ayrıca, rüzgâr ve güneş yatırımlarında uygulanan izin kolaylıklarının jeotermal yatırımlara da uygulanması ve ‘Süper İzin’ kapsamına alınması öneriliyor. Bu kapsamda, sektörün daha hızlı ve verimli bir şekilde büyümesi ve yenilikçi çözümlerin geliştirilmesi hedeflenmektedir.