Adana’nın Çukurova bölgesindeki Tutar Yapı Sitesi’nin yıkımı, bir trajedi zincirinin başlangıcı oldu. 6 Şubat depremiyle birlikte 63 vatandaşımızı kaybettiğimiz bu olay, hukuk mücadelesinin de uzun ve çalkantılı bir sürece sahne oldu. Şimdi ise Yargıtay, bu davada yeni bir adım atmaya hazırlanıyor.

Başlangıçta, binanın zemin katında tadilat çalışmaları yaptırdığı iddia edilen Bekir ve Osman Baloğlu, teknik uygulama sorumlusu Cüneyt Akkaya ile birlikte 15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak, Yargıtay Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu kararı onamasıyla birlikte, olayda sanıkların sorumluluğu konusunda tartışmalar devam ediyor. Şimdi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanıkların cezalarında iyileştirme talep etti.

Tebliğnameye göre, sanıkların cezalarının onanması isteniyor. Ancak, tebliğname içerisinde bir önemli detay yer alıyor: Bir sanığın isminin yanlış yazıldığı tespit edilmiş. Bu durum, davada hukuki bir boşluğa işaret ediyor ve Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin bu konuyu detaylı bir şekilde incelemesini gerektiriyor. Dosyanın kaderi, bu yeni değerlendirme sonucunda belirlenecek.

Ailelerin avukatları ve müşteki temsilcileri, Yargıtayın bu talebinin, ‘olası kast’ın davaya neden uygulanmadığı konusundaki endişelerini gidermediğini savunuyor. Bu durum, 63 kişinin hayatının kaybettiği bir olayda, sanıkların sorumluluğunu yeniden sorgulanabilir hale getiriyor. Mahkemelerin, savcılıkların kırmızı ışık ihlalini ve sanıkların davranışlarını daha kusurlu bulması, büyük bir sorumluluk yükü altında olduğunu gösteriyor. Bu davada, sadece adalet aramakla kalmayıp, gelecekte benzer trajedilerin yaşanmaması için ders çıkarmak da önemli.