Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, New York'ta düzenlenen BM 81. Genel Kurulu'nda, küresel arenada yaşanan gerilimleri ve ihtilafları ele alan dikkat çekici bir konuşma gerçekleştirdi. Bakan Lavrov, Batı'nın uluslararası ilişkilerdeki rolüne dair eleştirilerini sıralarken, mevcut durumun acil çözümler gerektirdiğini vurguladı. Özellikle, Gazze Şeridi'ndeki insani felaket ve Batı Şeria'daki artan gerginlikler, Filistin Devleti'nin kurulması için kritik bir zaman diliminin geldiğini işaret etti.
Konuşmasının başında, ABD'nin Venezuela'daki müdahalesini sert bir dille eleştirerek, küresel güç dengesinde yaşanan kaymaları ve azınlıkta olan güçlerin diğer ülkeler üzerindeki baskılarını vurguladı. Ayetullah Ali Hamaney ve ailesinin İran saldırıları sonucu hayatını kaybettiği vurgulanırken, bu durumun kabul edilemez bir olay olduğu ve uluslararası hukukun ihlal edildiği belirtildi. Ayrıca, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik risklerine de dikkat çekerek, denizlerdeki ticaret ve seyrüsefer güvenliğinin korunmasının önemini vurguladı.
Lavrov, Filistin meselesine odaklanarak, BM kararları doğrultusunda Filistin Devleti'nin kurulması için artık uygun bir zamanın geldiğini ifade etti. Gazze Şeridi'ndeki barış planının yetersizliği ve orada yaşanan devam eden insanlık trajedileri, İsrail'in yerleşim faaliyetlerinin Batı Şeria'daki durumu nasıl tehlikeye sürdürdüğünü detaylandırdı. Bakan, bu durumun Filistin Devleti'nin kurulmasını engellemesinin kaçınılmaz olacağını ve İsrail'in güvenliğinin sürekli bir tehdit altında kalacağını savundu. BM'nin Orta Doğu'daki gerginliğin tırmanışını durdurmak için acil adımlar atması gerektiği vurgulanırken, Lübnan, Suriye, Yemen, Irak, Sudan ve Somali gibi ülkelerdeki istikrarsızlık sorunlarına da dikkat çekildi.
Son olarak, Lavrov, Ukrayna krizine de değinerek, Avrupa'nın barışçıl çözüm çabalarını engellemeye yönelik girişimlerini eleştirdi. Batı'nın Ukrayna yönetimine silah yardımı yapması ve sivil altyapıya yönelik saldırıları desteklemesi, stratejik bir yenilgi hedefi olarak görülüyordu. Rus dilinin Ukrayna'da yasaklanması, BM Şartı'na aykırı bir durum olarak değerlendirilirken,