New York'taki Birleşmiş Milletler genel merkezinde gerçekleşen yüksek düzeyli bir toplantıda, farklı kültürlerin ve medeniyetlerin ihtişamlı bir arada varlığına dikkat çekildi. Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı Yüksek Temsilcisi Miguel Ángel Moratinos liderliğindeki bu buluşma, uluslararası ilişkilerde kültürel diplomasinin kritik rolünü ve insanlığın ortak değerleri koruma sorumluluğunu vurguladı. Toplantıya, dünyanın dört bir yanından dışişleri bakanları, üst düzey temsilciler ve uluslararası kuruluşların liderleri katıldı.

TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, konuşmasında, diplomasiye krizlerin ardından ihtiyaç duyulduğu zamanı vurgulayarak, kültürün krizlerin önünü kesebilecek, anlayışı ve güveni tesis eden bir araç olduğunu belirtt. Raev, insanların farklı diller konuşmasına rağmen sevgi, merhamet ve vicdan gibi evrensel değerlerde bir araya geldiğini, bu nedenle kültürel çeşitliliğin korunmasının ve ortak insanlığın temellerini güçlendirmenin önemini vurguladı. Özellikle savaşlar, göçler ve nefret söylemi gibi küresel sorunlara karşı kültürel mirasın korunmasının ve toplumlar arasındaki karşılıklı güvenin tesis edilmesinin kalıcı barış için vazgeçilmez olduğunu ifade etti.

Toplantı sırasında, VI. Dünya Göçebe Oyunları'na yapılan vurgu, farklı kültürlerin barış ve dostluk içinde bir araya geldiği önemli bir platform örneği olarak sunuldu. Ayrıca, Türk Dünyası'nın ortak kültürel mirasının insanlığın evrensel değerleriyle uyum içinde geliştiği ve Cengiz Aytmatov gibi düşünürlerin insan, tabiat ve vicdan arasındaki ilişkiyi sorgulayan önemli katkılarının günümüz dünyası için de geçerliliğini koruduğu belirtildi. TÜRKSOY’un, 30 yılı aşkın süredir Türk halklarının ortak kültürel mirasını koruma ve dünyaya tanıtma misyonunu başarıyla sürdürdüğü ve Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı ile işbirliği yaparak bu deneyimlerini paylaşmaya istekli olduğu vurgulandı.

Son olarak, TÜRKSOY ile UNAOC arasında gençlik değişim programları, kültürel diyalog etkinlikleri, edebiyat ve sanat buluşmaları ve ortak kültürel mirasın korunması gibi projelerde işbirliği yapılmasına yönelik bir çağrı yapıldı. Bu işbirliği, farklı kültürlerin birbirini anlamasına ve ortak değerler etrafında birleşmesine katkı sağlayarak, insanlığın geleceğine dair daha umutlu bir perspektif sunmayı hedefliyor. Konuşmasının sonunda,