Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Birleşmiş Milletler’in New York’taki 81. Genel Kurulu’ndaki ‘Pandemilere Hazırlık Yüksek Konferansı’na katıldı. Konuşmasında, Gazze’deki yıkıcı durum ve küresel sağlık gündemi ön plana çıkarken, Bakan Memişoğlu, özellikle Gazze’deki insanlık trajedine dikkat çekerek şok edici bir tabloyu gözler önüne serdi. ‘Bugün, Gazze’de kadın ve çocukların acımasızca ortadan kaldırıldığı, en temel sağlık hizmetlerine, bir aşıya bile erişemeyen masum insanların çaresizliğiyle boğuşuyoruz,’ ifadeleri, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Bakan Memişoğlu, yaşamın en temel unsurunun olan sağlığın, tedavi imkanı olmayan bir toplumda ne kadar anlamsız hale geldiğini vurguladı. Sağlık hizmetlerine erişimin adaletsizliğinin, küresel sağlık güvenliğinin temelini zayıflattığını ve bu konuda acil çözümler bulunması gerektiğini vurguladı. Savaşın ve çatışmanın, sağlık sistemleri üzerindeki yıkıcı etkilerini bir kez daha gözden altına alarak, insan onuruna yakışır bir şekilde sağlığın korunmasının öncelikli hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu acı tablo, küresel sağlık politikalarının yeniden değerlendirilmesi için bir dönüm noktası olarak kabul edilebilir.

Türkiye’nin, Covid-19 pandemisi sürecindeki deneyimlerini ve dayanışma ruhunu da konuşmasında yer alan Memişoğlu, ‘Biz, tüm insanlığın eşit şartlarda sağlık hizmetlerine ulaşabildiği bir dünyayı savunuyoruz. Kardeşin kardeşe kıskançlık ettiğini, masum insanların acıları üzerinden siyasi ve ekonomik çıkarlar elde edildiğini gören bir düzeni reddediyoruz,’ diyerek, uluslararası işbirliğinin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin güçlü sağlık altyapısı ve tüm vatandaşlarına eşit hizmet verme yaklaşımı, uluslararası toplum tarafından takdirle karşılandı ve pandemi sürecinde edinilen tecrübeler, diğer ülkelerin benzer zorluklarla başa çıkmasına katkı sağladı.

Bakan Memişoğlu, BM kürsüsünden, küresel sağlığın güçlendirilmesi ve pandemilere karşı uluslararası işbirliğinin geliştirilmesi çağrısında bulundu. ‘Gelin, bilgimizi ve deneyimlerimizi paylaşarak, teknolojiyi insanlığın geleceği için kullanmayı öğrenelim,’ diyerek, ortak bir sorumluluk anlayışının önemini vurguladı. Umut dolu bir mesajla, tüm ülkeleri ortak hareket etmeye, sağlığı bir yaşam biçimine dönüştürmeye ve barışı bir sorumluluk olarak üstlenmeye davet etti.’