Sağlık kontrolünde şans eseri ortaya çıkan sıra dışı bir durum, 52 yaşındaki Serkan Yalçın'ın hayatını değiştirdi. Ailesinde kalp rahatsızlıkları geçmişi olması sebebiyle düzenli sağlık kontrollerine gitmeyi kararlayan Yalçın, rutin bir kalp damar taramasının sırasında, akciğerinde tespit edilen nadir bir tümörle karşılaştı. Başlangıçta herhangi bir şikayeti olmayan Yalçın'ın, BT anjiyografi sonuçlarında kalp damarlarında belirgin bir sorun bulunmamasına rağmen, akciğer dokusunda yaklaşık 5 santimetrelik bir kitle saptandı. Bu durum, tıbbi ekibin dikkatli bir şekilde durumu değerlendirmesine yol açtı.
İlk başta kistik bir lezyon olarak değerlendirilen kitle, daha sonra yapılan PET incelemesi sonucunda tümöral aktivite gösterdi. Bu tespit üzerine, vakit kaybetmeden ameliyat kararı alındı. Kapalı yöntemle gerçekleştirilen başarılı operasyon sonucunda, tümör tamamen çıkarıldı. Ameliyat sonrası yapılan detaylı analizler, kitlenin 'inflamatuvar miyofibroblastik tümör' olarak sınıflandırıldığını ortaya koydu. Bu tür tümörlerin dünya genelinde son derece nadir görüldüğü ve tıbbi literatürde çok az sayıda vakasının yer aldığı belirtildi.
Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kemal Karapınar, bu benzersiz vakayla ilk kez karşılaştığını ve tümörün diğer akciğer kanserlerinden önemli ölçüde farklı özellikler taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Karapınar, tümörün bağışıklık sistemi hücreleriyle etkileşime girmemesinin ve metastaz yapmamasının, tedavi sürecini daha basit hale getirdiğini belirtti. “Hastamızın dünyada çok nadir olan bir tümörü olduğu ortaya çıktı,” dedi. “Bu tümöre teorik olarak daha önce birkaç kez rastlandığını biliyordum ancak biz, ilk defa böyle bir vakayla karşılaştık. Tümör, bağışıklık sistemi hücreleriyle ilişkili ve çok agresif değil.”
Operasyonun ardından hastanın genel sağlık durumu oldukça iyi olduğu göz önüne alınarak, kapalı yöntem tercih edildi. Ameliyat sonrası hastanın iyileşme sürecinin hızlı ilerlediği, yaşam kalitesinde herhangi bir olumsuz etki yaratmadığı ve kısa sürede taburcu edileceği planlandı. Serkan Yalçın, ameliyatın kendisine ve ailesine yaşattığı endişeleri aştığını belirterek, “Böyle bir şeyin tabii ki beklemiyorduk. İnsan en basitinden en kötüsüne kadar kafasında çok fazla senaryo oluşturuyor. Çıkan sonuca baktığımızda, kötünün iyisi diyebiliriz.” şeklinde konuştu. Yalçın, erken teşhisin önemine dikkat çekerek, “Reaktif değil, proaktif olmalıyız ki nedeni belirlenemeyen bu tip hastalıkları daha önceden belirleyebilelim, ilerlemesini önleyebilelim.” çağrısında bulundu. Ailesinin kalp hastalığı öyküsü nedeniyle rutin kontroller yaptığını belirten Yalçın, şans eseri bu nadir durumun ortaya çıkmasını sağlayan tarama sürecinin önemini vurguladı.