Tiyatro sahnesine uzanan bir sanat yolculuğuna çıkmaya hazır olun! İstanbul Tiyatro Festivali’nin bu yılki en dikkat çekici yapımlarından biri olan 'Lacrima', moda dünyasının tozlu arşlarını açıyor. Caroline Guiela Nguyen’in yaratıcılığıyla şekillenen bu perde arkası hikayesi, sadece bir gelinliğin üretim sürecini değil, aynı zamanda onun ardındaki insan hikayelerini de gözler önüne seriyor. İngiliz kraliyet ailesi için tasarlanan yüksek moda gelinliğinin nasıl ortaya çıktığını mercek altına alan 'Lacrima', zanaatkârların olağanüstü becerilerini ve hayallerine ulaşmak için attıkları adımları anlatıyor.

Oyun, küresel bir üretim ağına ışık tutarken, Paris, Alençon ve Mumbai gibi farklı şehirlerdeki zanaatkârların eşzamanlı çalışmasını gözler önüne seriyor. Alençon'da yüzyıllardır süren, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan dantel işçiliği, iğne iplikle elle yapılıyor ve her santimetrekaresi yaklaşık yedi saatlik bir çaba gerektiriyor. Aynı zamanda Mumbai'de 230 bin boncuğun tek tek elle işlenmesi, bu zanaatkârların emeğinin ve sabrının bir göstergesi. Bu süreçte, moda tasarımının sadece estetik bir ürün olmadığını, aynı zamanda insan emeğinin, özverinin ve kültürel mirasın bir sonucu olduğunu anlıyoruz.

‘Lacrima’nın en etkileyici yönlerinden biri, zanaatkârların mesleklerine olan tutkusunun, onların hayatlarını nasıl etkilediğini göstermesi. Yıllar süren eğitim, yoğun çalışma temposu, aile hayatından ödün vermek gibi fedakarlıklar, bu zanaatkârların işlerine olan bağlılıklarını daha da güçlendiriyor. Oyun, bu fedakarlıkların getirdiği zorlukları ve belki de gözyaşlarını, seyirciye hissettirerek, moda dünyasının karmaşıklığını ve güzelliğini bir arada sunuyor. ‘Son derece görünür olan bu gelinlik, onu yapan insanların görünmezliğiyle tezat oluşturuyor’ sözü, bu durumu mükemmel bir şekilde özetliyor.

‘Lacrima’, 22 ve 23 Ekim’de Zorlu PSM’de sahnelenecek ve İstanbul Tiyatro Festivali’nin olmazsa olmazlarından biri haline gelecek. Bu yenilikçi tiyatro eseri, moda dünyasının ardındaki gizli hikayeleri keşfetmek ve zanaatkârların olağanüstü becerilerini takdir etmek isteyen herkes için kaçırılmaması gereken bir deneyim sunuyor. Bu performans, sadece bir oyun değil, aynı zamanda insan ruhunun gücüne ve sanata olan tutkusuna bir öyküdür.