Bolu’nun iddialarla çalkalanan belediye yönetiminin geleceği, 19 sanığın yargılandığı davayla belirsizliğe girdi. 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden ve Tanju Özcan liderliğindeki Bolu Belediyesi’ne yönelik “irtikap” soruşturmasının sonuçlarını belirleyecek olan dava, savcılığın sunduğu mütalaayla yeni bir döneme işaret etti. Mütalaada, sanıkların gerçekleştirdiği iddialı faaliyetler, ekonomik ve sosyal açıdan önemli sonuçlar doğurabilecek bir yapıyla karşı karşıya olduğunun altı çizildi.
Dosyanın merkezinde, BolSev isimli bir şirket aracılığıyla yürütülen usulsüz işlemler yer alıyor. Savcılık, bu işlemlerin zincirleme bir şekilde, zorlama ve hile kullanarak gerçekleştirildiğini öne sürdü. Özellikle, büyük market zincirleriyle yapılan reklam anlaşmaları, kurban bağışları, ruhsat süreçleri ve beton alımları gibi konularda yapılan iddialar, sanıkların ekonomik çıkarlarını korumak ve kişisel zenginleşme amacıyla hareket ettiğini gösteriyor. Bu durum, kamuoyunda büyük bir şaşkınlık ve tepki uyandırdı.
Mütalaada ayrıca, 2025 yılında yapılan 34 kişiye yönelik kurban bağışı iddiaları, 100. Yıl Cumhuriyet Parkı’nda yapılan projelerden elde edilen hak edişlerin devredilmesi ve bir müteahhitten istenen 2,5 milyon liralık talep gibi konular da detaylı bir şekilde incelendi. Bu iddialar, sanıkların rüşvet almaktan, baskı kurmaya ve hatta işleri yürütme karşılığında para istemeye kadar uzanan bir yelpazede faaliyet gösterdiğini ortaya koyuyor. Sanık Tanju Özcan’ın, bir beton firmasına “başka yerden beton alamazsınız” şeklinde baskı kurması, bu baskının teşebbüs aşamasında olduğu ve dolayısıyla suçun işlendiği yönünde bir değerlendirme yapıldı.
Savcılık, Tanju Özcan’a karşı 32 mağdura yönelik “nitelikli dolandırıcılık” ile birlikte “zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikaba teşebbüs” ve “rüşvet alma” suçlarından toplam 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapis cezası talep etti. Diğer 18 sanık için de farklı suçlardan değişen sürelerde hapis cezası talep edildi. Bu yüksek ceza talebi, davanın geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olabilir. Mahkeme heyeti, delilleri dikkatle değerlendirerek kararın sonucunu belirleyecektir. Öte yandan, davanın önceki aşamalarında talep edilen 90 yıl 3 ay ile 263 yıl 6 ay arasındaki hapis cezası, bu mütalaayla rekor bir seviyeye taşınmış oldu.”}p>