Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, uzun süredir tartışılan konuya ışık tutan kapsamlı bir rapor yayınladı. Bu rapor, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşim birimlerinde faaliyet gösteren uluslararası şirketlerin faaliyetlerini detaylı bir şekilde ortaya koyuyor. Rapor, 214 şirketin, 11 farklı ülkeden kökenli olduğunu ve tarım, ulaşım, depolama gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösterdiğini ortaya koyuyor.
Raporda yer alan şirketler arasında, ABD'den Airbnb, Booking Holdings gibi tanınmış platformların yanı sıra, Fransa'dan EGIS, Çin'den Fosun International ve Almanya'dan Heidelberg Materials gibi büyük küresel oyuncular da yer alıyor. Bu liste, uluslararası şirketlerin, politik istikrarlı bölgelerde faaliyet gösterirken insan hakları üzerindeki etkilerini gözden geçirmesi gerektiğini gösteriyor. Rapor, bu şirketlerin faaliyetlerinin, yerel toplulukların yaşam koşulları, ekonomik fırsatlar ve hatta temel hakları üzerinde doğrudan etkili olabileceğini vurguluyor.
BM İnsan Hakları Ofisi’nin bu raporu, 2020, 2023 ve 2025 yıllarında güncellendi. Her güncellemede, raporun kapsamı genişletildi ve daha fazla şirket listelendi. Rapor, şirketlerin insan hakları üzerindeki olumsuz etkilerini değerlendirmek için üç farklı ‘dahiliyet’ seviyesini tanımlıyor: ‘Neden Olma’, ‘Katkıda Bulunma’ ve ‘Doğrudan Bağlantı’. Bu çerçevede, şirketlerin faaliyetlerinin insan hakları üzerindeki etkilerini ölçmek için standart bir metodoloji sunuyor. Ayrıca, şirketlere ‘yaygın olarak kabul görmüş uluslararası standartlara saygı gösterme’ ve olumsuz etkileri gidermek için ‘uygun adımları atma’ çağrısında bulunuyor.
Rapor, sadece şirketlerin faaliyetlerini listelemiyor, aynı zamanda bu faaliyetlerin yerel topluluklar üzerindeki potansiyel etkilerini de detaylı bir şekilde analiz ediyor. Şirketlerin faaliyetlerinin, yerel kaynakların tükenmesine, çevresel bozulmaya ve yerel ekonomilerin istikrarsızlığına katkıda bulunabileceği belirtiliyor. Bu nedenle, rapor, uluslararası şirketlerin, faaliyet gösterdikleri bölgelerin sosyal ve ekonomik kalkınmasına katkıda bulunurken, insan haklarına saygı göstermesi gerektiğini vurguluyor. Rapor, aynı zamanda, şirketlerin insan hakları üzerindeki olumsuz etkilerini gidermek için somut adımlar atması çağrısında bulunarak, sorumlu ticarete yönelik bir mesaj veriyor.