Türkiye’nin ulaşım mimarisine yön veren önemli bir kilometre taşına doğru ilerleyen çalışmalar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abfulkadir Uraloğlu tarafından detaylandırıldı. Anadolu’nun kalbinde, demiryolu tarihinin 170 yıllık mirası, günümüzün lojistik ihtiyaçlarıyla buluşurken, ülke geleceğinin temel taşı olacak yeni yatırımlar şekilleniyor. Bakan Uraloğlu, bu dönüşüm sürecinin sadece hatların uzatılmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası ticaret ve ulaşım ağlarındaki konumunun güçlendirildiğini vurguladı.

İzmir-Aydın hattının 1856’daki ilk inisiyatifiyle başlayan demiryolu serüveni, Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte ülkenin ekonomik ve coğrafi dönüşümünde kritik bir rol oynamaya devam etti. Bugün, yüksek hızlı tren projeleri, modernize edilen mevcut hatlar ve Türkiye’yi Avrupa ve Asya arasında doğrudan bağlayan uluslararası koridorlar, bu serüvenin meyvesi olarak karşımıza çıkıyor. Bakan Uraloğlu, bu alandaki başarıların, Türkiye’nin küresel ulaşım ağına entegrasyonunu hızlandırdığını ve ekonomik büyüme potansiyelini artırdığını ifade etti.

Son 25 yılda demiryolu altyapısında gerçekleştirilen dönüşüm, 10 bin 948 kilometreden 13 bin 919 kilometreye yükselme hedefine ulaşılmasıyla somutlaştı. Bu dönemde, 2 bin 251 kilometreye yayılan hızlı tren hatları inşa edildi, mevcut hatlar sinyalleme ve elektrik sistemleriyle donatıldı. Bakan Uraloğlu, bu yeniliklerin demiryollarının verimliliğini ve güvenliğini artırdığını, aynı zamanda Türkiye’nin lojistik kapasitesini önemli ölçüde güçlendirdiğini vurguladı. 2028’e kadar Ankara-İzmir, Halkalı-Kapıkule gibi stratejik koridorlarda devam eden çalışmalar, Türkiye’nin ulaşım altyapısını geleceğe hazırlarken, uluslararası ticaretin akışını da yönlendirecek.

2053 hedefleri doğrultusunda belirlenen 17 bin 287 kilometrelik toplam demiryolu ağına ulaşma hedefi, sadece bir sayı değil, aynı zamanda Türkiye’nin ulaşım stratejisindeki kararlılığının bir göstergesidir. Bu hedefe ulaşmak için, lojistik merkez sayısının 12’den 25’e çıkarılması planlanırken, demiryolu altyapısının modernizasyonu ve uluslararası koridorların güçlendirilmesi öncelikli stratejiler olarak yer almaktadır. Bakan Uraloğlu, bu yatırımların Türkiye’yi Orta Koridor üzerindeki stratejik konumunu daha da güçlendireceğini, Avrupa ve Asya arasındaki yük taşımacılığında Türkiye’nin önemli bir aktör haline gelmesini sağlayacağını ifade etti. Yerliliğe verilen önem ve TÜRASAŞ’ın yenilenen tesisleri, bu hedefin gerçekleştirilmesinde kritik bir rol oynayacaktır.”}p>”}