26 Eylül Dil Bayramı, Türkçenin değerini ve önemini bir kez daha yaktı. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nda gerçekleştirilen özel tören, Türk Diline Hizmet Ödülleri’nin takdimiyle coştu. Bu anlamlı günde, dilin sadece bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda milletimizin derin tarihine, kültürel zenginliğine ve geleceğe dair vizyonuna emanet olan bir unsur olduğunu bir kez daha hatırlatarak, Türk dilinin geleceğine dair yeni bir ivme kazandırmanın önemi vurgulandı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, törende yaptığı konuşmada, Türkçenin, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir’ sözünün ne kadar anlamlı ve güncel olduğunu bir kez daha vurguladı. Ersoy, Türkçenin, milletimizin ortak hafızası, kimliği ve istiklalinin sembolü olduğunu belirterek, dilin korunması, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması konusundaki kararlılıklarını dile getirdi. Bu mirasın gelecek nesillere aktarılmasının, sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda bir onur ve gurur kaynağı olduğunun altını çizdi.
Son yıllarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkçenin dünyadaki etkisinin artırılmasına yönelik atılan adımlar da konuşuldu. Yunus Emre Enstitüleri aracılığıyla dünyanın dört bir yanındaki gençlerin Türkçe öğrenmeleri, Türkiye İşleri Sendikaları Vakfı (TİKA)’nın Türk dünyasının dil ve kültür mirasını yaşatma çalışmaları ve Orhun Abideleri Müzesi’nden Balkanlar’daki medreselere kadar uzanan Türkçenin yazılı mirasının ihya edilmesi gibi projeler, Türkçenin global arenadaki önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle ortak Türk alfabesi mutabakatı, ortak dil ve ortak gelecek idealinin somut bir örneği olarak kabul edildi.