Girne'nin acımasız denizi, 25 günün ardından, bir trajediye daha sahne oldu. Bu trajedin ardından, kaybettiği yakınlarını arayan aileler, adalete ulaşma umuduyla 5'inci duruşma öncesinde önemli bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Ailelerin ifadeleri, sadece bir kaza değil, aynı zamanda ihmal, sorumluluktan kaçış ve bilgi eksikliği üzerine kurulu bir sürecin haykırışı oldu. Bu acıların sona ermesi için, tüm ilgili tarafların şeffaflık ilkesine uygun davranmaları ve kayıp insanlara ulaşma konusunda tüm çabalarını sarf etmeleri bekleniyor.
Ailelerin temel talebi, geminin içinde kalan tüm bireylerin kaderini belirleyenlerin sorumluluğunu üstlenmelerini ve bu konuda acil adımlar atmalarını içeriyordu. Özellikle, gemideki can yeleklerinin durumu, tahliyenin zamanlaması, geminin teknik değerlendirme süreçleri, sefere çıkış izinleri ve şirket yetkililerinin görevlerinin eksiksiz olarak incelenmesini talep ettiler. Bu talepler, sadece hukuki bir mücadele değil, aynı zamanda geçmişte yaşanan hataların tekrarlanmaması için bir uyarı niteliğindedir. Ailelerin, ‘Artık açıkça söylüyoruz: O geminin içinde kalan bütün insanlarımıza ulaşmak zorundasınız. Bunu bize borçlusunuz’ şeklinde dile getirdiği sözler, sadece bir beklenti değil, aynı zamanda derin bir acı ve umutsuzluk duygusunun ifadesidir.
Olay, KKTC'nin Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer düzenleyen “Filo Jet” adlı yüksek hızlı yolcu gemisinin 30 Ağustos'ta öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su alması sonucu meydana geldi. Geminin batması, 239 kişinin kurtarılmasına rağmen 15 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Sonrasında, KKTC Başbakanı Ünal Üstel, kayıp olarak aranan bir kişinin daha cesedine ulaşıldığını duyurarak, hayatını kaybeden kişinin Mehmet Bayhan olduğunu açıkladı. Bu, kayıp sayısını 15'e yükselten bir gelişme oldu ve 13 kişinin hala bulunması için arama çalışmaları devam etmektedir.
Bu üzücü olay, sadece ailelerin değil, tüm toplumu derinden etkilemiştir. Ailelerin güçlü sesi, adaletin tecelli etmesi ve sorumluların hesap vermesi için önemli bir kilometre taşıdır. Bu süreçte, şeffaflık, hesap verebilirlik ve insan onuruna yakışır bir şekilde hareket edilmesi, önceliğimiz olmalıdır. Ailelerin talepleri, sadece birer talep değil, aynı zamanda birer umuttur; umut, adaletin yerini bulacağı, kaybedilenlerin anısının saygı ile korunacağı ve benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması için alınacak önlemlerin güçleneceği bir gelecektir.